Tom'dan hoşlanmamak zor.
It's hard not to like Tom.
Yakalanmamak için kaçtı.
He ran away so he wouldn't be caught.
Günumüzde oynanmamaktadır.
It does not matter if we are playing at home.
Yakalanmamak için dikkatli ol.
Be careful not to get caught.
Ben kazanmamaktan nefret ederim.
I hate not winning.
Şimdi tek hedef yakalanmamaktır.
The only way not to get caught is to stop.
Clara hâlâ uyanmamak için direnir.
Clara wakes up to find herself back home.
Ona inanmamak için bir sebebim yok.
I've no reason not to believe him.
Henüz Türkiye'de yayınlanmamaktadır.
Even so, it has yet to be broadcast in Japan.
Islanmamak için elinden geleni yaptı.
He tried his best not to get wet.
Lütfen yaralanmamak için dikkatli ol.
Please be careful not to get hurt.
Ancak sağlık personeli atanmamaktadır.
It’s not just about training DoD personnel however.
anmamak ile daha fazla örnek cümle →