in hoogte verstelbaar plateau waarop de patiënt ligt die geopereerd moet worden
eş: snijtafel
Bob ligt op de tafel, en we nemen een kleine naald zoals deze, je ziet, niet zo'n hele grote. — Bob ameliyat masasında ve şöyle, pek de büyük olmayan küçük bir iğne alıyoruz.
Örnek Cümleler
Tom hâlâ ameliyat masasında
Tom is still on the operating table.
Tom ameliyat masasında öldü.
Tom died on the operating table.
Tom ameliyat masasında, baygın hâlde yatıyordu.
Tom was lying unconscious on the operating table.
Tom neredeyse Mary'nin ameliyat masasında öldüğünü söyledi..
Tom said Mary almost died on the operating table.
Rabin, en yakın hastaneye götürüldü ve ameliyat masasında can verdi.
Henry was taken to the hospital by his caregiver and died on the operating table.
Bob ameliyat masasında ve şöyle, pek de büyük olmayan küçük bir iğne alıyoruz.
Bob's on the table, and we take this sort of small needle, you know, not too big.