Ana içeriğe geç
Sözlük
/
aldatılmak

aldatılmak

verb
TR → EN

Çekim Tablosu

Geniş zamanaldatılamam
Şimdiki zamanaldatılabiliyor
Gelecek zamanaldatılacak
Geçmiş zamanaldatılamadı
Şartaldatılamasa
Gereklilikaldatılamamalı
Emiraldatıl

Tanım

•aldatma işine konu olmak
•Kendisini kötü bir duruma düşürmek için hazırlanan bir düzene uğramak, birinin hazırladığı oyuna düşmek

Diğer Dillerde

Felemenkçebedrogen, afgezet
Zijn vriend! " (Metallic lachen, de meeste onplezierig.) "Het laat zien hoe een bedrogen kan worden. — Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
çarpılmak
deke düşmek
dolaba gelmek
dolaba girmek
faka basmak
katakulliye gelmek
kazık yemek
kolpoya düşmek
kolpoya gelmek
kündeye gelmek
mantara basmak
oltaya gelmek

Örnek Cümleler

O aldatılmaktan korkar.
He is afraid of being cheated.
Tom aldatılmaktan korkuyor.
Tom is afraid of being cheated.
O tekrar aldatılmak istemiyordu ve her zaman tetikteydi.
He didn't want to be cheated again, and was always on the alert.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.
His friend!" (Metallic laugh, most unpleasant.) "It shows how one can be deceived.
Arkadaşlarımıza güvenmemek onlar tarafından aldatılmaktan daha aşağılayıcıdır.
It is more ignominious to mistrust our friends than to be deceived by them.
aldatılmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod