Ana içeriğe geç
Sözlük
/
alabildiğine

alabildiğine

C2 seviye
TR → EN

Tanım

•Aşırı derecede, gereğinden çok; gırla, sıvırya.
•Olanca hızı ile.
•Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde.
•Aşırı derecede, gereğinden çok
•Olanca hızı ile
•Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde

Örnek Cümleler

O'nu alabildiğine Yücelt.
So extol Him by extolling His majesty."
Alabildiğine yemyeşildirler.
Of darkest verdant green --
Bunlar, alabildiğine sapmışlardır.
They have gone far astray.
Ve malı, alabildiğine seviyorsunuz.
And love wealth with all your heart.
Alabildiğine imkânlar döşedim onun için.
And made things easy for them.
Onu alabildiğine yükseltti ve düzenledi.
Raised it high, proportioned it,
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.
I shall inflict on him hardship,
Çoğaltma yarışı sizi alabildiğine meşgul etti;
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım," dedi.
How can I have a son, when my wife is barren, and I have reached the extreme old age."
Bağlanma, sevme gibi hisleri alabildiğine güçsüzdür.
She hates feeling weak or helpless.
Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.
And drink over it scalding water,
O, mal ve servet arzusu yüzünden alabildiğine katıdır.
And is intractable in his love of worldly goods.
alabildiğine ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod