Çekim Tablosu
Geniş zamanaklar
Geniş (olumsuz)aklamam
Şimdiki zamanaklamakta
Gelecek zamanaklayabilecek
Geçmiş zamanakladı
Şartaklasa
Gereklilikaklamalı
Emirakla
Tanım
•hukuk: Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak; tebriye etmek, ibra etmek
Atasözü & Deyim
“Altını saklamak değil, kuruşu saklamak hünerdir”
Diğer Dillerde
to justify, to warrant, to authorize, to vindicate · to acquit, to discharge; to exonerate · to excuse
çekim: geçmiş опра́вдывавший · ortaç опра́вдывавший · şimdiki опра́вдывает · ulaç опра́вдывающий
köken: оправда́ть (opravdátʹ) + -ывать (-yvatʹ)
Принять себя как иного. — Ötekiliği kucaklamak.
опра́вдывать наде́жды
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish آقلامق (aklamak). By surface analysis, ak + -la.
Örnek Cümleler
Onu aklamak zordur.
It's hard to justify.
Ötekiliği kucaklamak.
Embracing otherness.
Onu saklamak istiyorum.
I want to keep that.
Bir şeyler saklamak mı?
Hide something?
Bunu saklamak istiyorum.
I want to keep this.
Onu saklamak ister misin?
Do you want to keep it?
Sır saklamakta iyiyimdir.
I'm good at keeping secrets.
Gerçeđi saklamak istiyorum
I want to hide the truth
Tom bunu saklamak istiyor.
Tom wants to keep it.
Saklamak zorunda değilsin.
You don't have to hide.
Sır saklamakta iyi değilim.
I'm not good at keeping secrets.
Sırları saklamaktan bıktım.
I'm tired of keeping secrets.
aklamak ile daha fazla örnek cümle →