akaç
TR → EN
Görsel

Tanım
•Bir soyadı. Akıcı
•bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç
•kanal, ark, su yolu
•yer altı su oluğu
•Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu
•Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç
•Yer altı su oluğu
Atasözü & Deyim
“Akacak kan damarda durmaz”
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Çok büyük gözyaşı akacak.
It is too profound for tears.
Damarlarda akacak kan pek azaldı" demektedir.
Much blood will be shed."
O olmadan su hangi yönde akacağını bilemezdi.
Without it, the water would not know in which direction to flow.
Girecekler içlerine. Altlarından ırmaklar akacak.
They will enter perennial gardens with streams of water and all they wish.
Nehirler bize karşı olanların kanları ile akacak."
And We rained upon them a rain; consider then what was the end of the guilty."
Akaçların devamında atık suları yönlendiren borular
Pipes coming from drains
Derinlere yuvarlanmak(Gözyaşların akacak, derinlere yuvarlanarak)
Rolling in the Deep (Tears are gonna fall, rolling in the deep)
Bir havuzdaki suyun akaç ile boşaltılması esnasında oluşan girdap
Pool drain vortex as viewed from above the water at Grange Park wading pool
Derinlere yuvarlanmak (Gözyaşların akacak, derinlere yuvarlanarak)
Rolling in the Deep (Tears are gonna fall, rolling in the deep)
Nimetlerle dolu cennetlerde onların altlarından ırmaklar akacaktır.
At their feet shall flow streams of running water in gardens of delight.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.
A large, unruly fraction of our trash will flow downriver to the sea.
Bu, merkezi kısım hareket ettiğinde akımın akacağı anlamına gelmekte.
That means that if the center section moves than current will flow.