Ana içeriğe geç
Sözlük
/
aşındırıcı

aşındırıcı

/a.ʃɯn.dɯ.ɾɯˈd͡ʒɯ/
adj
TR → EN
"aşındırıcı" kelimesinin İngilizcesi: corrosive, corrosive, corrosive, corrosive. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Bilimcorrosiveadj
Genelcorrosive
Genelcorrosive
Genelcorrosive

Tanım

•madenleri elektriksel, kimyasal veya mekanik yollarla aşındıran, korozif
•Madenleri elektriksel, kimyasal veya mekanik yollarla aşındıran

Diğer Dillerde

Almancakorrosiv
corrosive
Ein Glassplitter verletzt Gregor im Gesicht, einige ätzende Medizin oder andere tropfte über ihn. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Fransızcacorrosif /kɔ.ʁɔ.zif/
corrosive
köken: Borrowed from Latin corrōsum (supine of corrōdere > corrōdō) + -if
Le clown blanc est beau, élégant. — Beyaz renkli,aşındırıcı ve alkalik bir katıdır.
Une substance corrosive est une substance qui dégrade ou détruit par réaction chimique des substances avec lesquelles elle entre en contact.
İspanyolcacorrosivo /koroˈsibo/
corrosive
köken: From Latin corrōsīvus.
aile: anticorrosivo
También era más segura y menos corrosiva. — Aynı zamanda, daha güvenli ve daha az aşındırıcıdır.
связанный, соотносящийся по значению с существительным коррозия
Осколок стекла раненых Грегор в лицо, некоторых коррозионно лекарства или другие капали на него. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Felemenkçecorrosief /ˌkɔ.roːˈzif/
corrosive
köken: From Middle Dutch corrosijf, from Old French corrosif, from Latin corrōsīvus.
Een splinter van glas gewond Gregor in het gezicht, een corrosieve medicijnen of andere droop over hem heen. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
corrosive · insidious
çekim: karşılaştırma διαβρωτικότερος · üstünlük διαβρωτικότερος
Ένα θραύσμα από γυαλί τραυματίες Gregor στο πρόσωπο, κάποια διαβρωτικά ιατρική ή άλλη έσταζε πάνω του. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
İsveççefrätande
present participle of fräta, corrosive
En flisa av glas sårade Gregor i ansiktet, en del frätande medicin eller andra droppade över honom. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Lehçekaustyczny, substancja żrąca, żrący /kawsˈtɘt͡ʂ.nɘ/
caustic, corrosive
çekim: karşılaştırma bardziej kaustyczny · üstünlük najbardziej kaustyczny
eş: żrący, gryzący, palący, ostry, sarkastyczny, uszczypliwy
köken: Adapted borrowing of French caustique + -ny, from Latin causticus, from Ancient Greek καυστικός (kaustikós).
Perturbacje orbitalne są tutaj znaczące. — Konsantre inorganik asitler çok aşındırıcıdır.
Fincesyövyttävä
Splinter lasin haavoittui Gregor edessä, jotkut syövyttäviä lääke-tai muu dripped hänen ylitseen. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Çekçežíravina, žíravý (dişil) /ˈʒiːravɪna/
caustic, corrosive
çekim: çoğul žíraviny · tamlayan žíraviny
eş: louh
köken: From žíravý + -ina.
Splinter skla Gregor zraněný v obličeji, některá korozivní lék nebo jiný kapala na něj. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Macarcamaró /ˈmɒroː/
present participle of mar
çekim: karşılaştırma maróbb · üstünlük legmaróbb
köken: mar + -ó
aile: maróan
A szilánk üveg sebesült Gregor az arc, néhány agresszív gyógyszerek vagy az egyéb csöpögött rajta. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Norveççeetsende
Vietnamcaăn mòn /ʔan˧˧ mɔn˨˩/
to corrode (to destroy or damage a material slowly by chemical action) · to erode (to gradually wear away soil, rock, or land) · to wear down; to deplete; to eat away at something over time
eş: bào mòn, xâm thực
zıt: bồi đắp
köken: ăn (“to eat; to consume”) + mòn (“worn out; eroded; depleted”).
aile: sự ăn mòn, bị ăn mòn
Tách của Gregor kính bị thương vào mặt, y học một số tính ăn mòn hoặc các nhỏ hơn ông. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Axit ăn mòn kim loại.
Sự lười biếng sẽ ăn mòn tài năng của anh.
Bulgarcaкорозионен, разяждащ
Отцепила се от стъкло и раниха Грегор в лицето, някои корозивни медицина или други капеше върху него. — Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
Katalancacorrosiu
corrosive
köken: Borrowed from Latin corrōsīvus.
Galceysol /ˈəsɔl/
consuming · corrosive · caustic
çekim: karşılaştırma mwy ysol · üstünlük mwyaf ysol
köken: From ysu (“to consume, to devour”) + -ol.
aile: cigysol, corffysol, gwaedysol, llysysol, pryfysol, tomysol

Etimoloji

By surface analysis, aşındır- + -ıcı.

Örnek Cümleler

Cilt ve gözler için oldukça aşındırıcıdır.
It is highly corrosive to the skin and eyes.
Suda çözündüğünde aşındırıcı etkiye sahiptir.
It is corrosive when solution in water.
Aynı zamanda, daha güvenli ve daha az aşındırıcıdır.
It was also safer and less corrosive.
Yüzü cam yaralı Gregor kıymık aşındırıcı, bazı ilaç veya diğer onun üzerine damladı.
A splinter of glass wounded Gregor in the face, some corrosive medicine or other dripped over him.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.
That realization is extraordinarily corrosive, extraordinarily corrupting.
Aşındırıcı, bitki bazlı diyetlerine iyi adapte olmuş yaprak şeklinde dişlere sahiptir.
It has leaf-shaped teeth that were well-adapted to their abrasive, plant-based diets.
Diğer bir önemli aşındırıcı asit kaynağı belirtileri sıklıkla limon suyu somuran hastalarda görülür.
Another important source of erosive acids are from frequent sucking of lemon juice.
Diğer bir önemli aşındırıcı asit kaynağı belirtileri sıklıkla limon suyu somuran hastalarda görülür.
Another important source of erosive acids are from frequent sucking of lemon juice.
aşındırıcı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod