ağzı açık
TR → EN
Görsel




Tanım
•hayranlıkla, büyülenmiş olarak
•şaşkın, alık, bön
•Hayranlıkla, büyülenmiş olarak
•Şaşkın, alık, bön kimse
Örnek Cümleler
Tom ağzı açık uyur.
Tom sleeps with his mouth open.
Tom'un ağzı açık kaldı.
Tom's mouth dropped open.
Tom'un ağzı açık kalmıştı.
Tom was thunderstruck.
Hepimizin ağzı açık kaldı.
We're all stunned.
Tom bazen ağzı açık çiğner.
Tom sometimes chews with his mouth open.
Herkesin ağzı açık kalmıştı.
Everybody was stunned.
Tom ağzı açık kalmış görünüyordu.
Tom seemed stunned.
Tom bundan ağzı açık kalmış olmalı.
Tom must've been fascinated by that.
Ağzı açık, dişsiz ağzını görüyoruz.
She looks tired.
AĞzı açık olsunki nefes alabilesin.
Maybe his mouth will be open so that he can breathe.
Tom ağzı açık yüksek sesle horluyordu.
Tom snored loudly with his mouth open.
Şu çocuk, ağzı açık olarak, bana baktı.
That child stared at me, his mouth agape.