açık konuşmak

TR → EN

Tanım

•Gerçeği çekinmeden söylemek:
•Gerçeği çekinmeden söylemek

Örnek Cümleler

Açık konuşmak gerekirse, bu doğru.
Strictly speaking, that's true.
Açık konuşmak gerekirse, bu bir hata.
This is, strictly speaking, a mistake.
Açık konuşmak gerekirse, sen hatalısın.
Strictly speaking, you are wrong.
Açık konuşmak gerekirse teori doğru değil.
Strictly speaking, the theory is not correct.
Açık konuşmak gerekirse, domates bir meyvedir.
Strictly speaking, a tomato is a fruit.
Açık konuşmak gerekirse, bu roman çok ilginç değil.
Frankly speaking, this novel isn't very interesting.
Açık konuşmak gerekirse, onun yeni romanı çok ilginç değil.
Frankly speaking, his new novel is not very interesting.
Açık konuşmak gerekirse, neden gitmek istediğini anlamak zor.
Frankly speaking, it's difficult to understand why you want to go.
Açık konuşmak gerekirse, onun görüşü benimkinden biraz farklı.
Strictly speaking, his view differs a little from mine.
Açık konuşmak gerekirse bu sözcüğün ne anlama geldiğini bilmiyorum bile.
Frankly speaking, I don't even know what that word means.
Bizim evde, raflarda "24" dizisinin DVD'leri var -- sezon 6'nın açık konuşmak gerekirse.
On our shelves at home, we have a box set of the DVD series "24," season six to be precise.
açık konuşmak ile daha fazla örnek cümle →