Ana içeriğe geç
Sözlük
/
Katoliklikle

katoliklik

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"katoliklik" kelimesinin İngilizcesi: catholicism, catholicism. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcatholicismnoun
Genelcatholicism

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)Katolikliği

Tanım

isim: Katolik olma durumu
Papayı dinî başkan kabul eden Roma Vatikan Kilisesine bağlı Hristiyanlık mezhebi

Diğer Dillerde

AlmancaKatholizismus
Catholicism
Fransızcacatholicisme (eril) /ka.tɔ.li.sism/
Catholicism
eş: papisme
köken: From catholique + -isme.
aile: catholique
Dans les années 1980, il se convertit au catholicisme.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
İspanyolcacatolicismo (eril) /katoliˈθismo/
Catholicism
çekim: çoğul catolicismos
köken: From católico + -ismo.
aile: anticatolicismo, nacionalcatolicismo
Solo abundan la religión católica y la religión protestante.Bundan başka Katoliklik ve Protestanlık yaygındır.
İtalyancacattolicesimo (eril) /kat.to.liˈt͡ʃe.zi.mo/
Catholicism
çekim: çoğul cattolicesimi
Negli anni Ottanta si è convertito al cattolicesimo.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
В 1980-х принял католичество.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
وفي ذلك حسب رأي الكنيسة الكاثوليكية إقرارًا بالتراتبية.Bu anlamda, Katoliklik devletin resmi dini olarak kabul edilmektedir de denebilir.
Farsçaکاتولیسیسم /kʰɒːt̪ʰoliː.síːsm/
Catholicism
köken: Borrowed from French catholicisme.
Felemenkçekatholicisme, Katholizism (nötr)
Catholicism
In 1758 werd het katholieke geloof officieel door Yeongjo verboden.1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.
το καθολικό χριστιανικό δόγμα
eş: παπισμός, παποσύνη, ρωμαιοκαθολικισμός, λατινισμός
Japoncaカトリシズム /ka̠to̞ɾʲiɕizɨmɯ̟/
Catholicism
köken: Calque of English Catholicism
Korece가톨릭주의
İsveççekatolicism
Catholicism
çekim: tamlayan katolicisms
köken: Derived from Latin catholicus. Cognate of Danish katolicisme, German Katholizismus, French catholicisme.
Den ortodoxa kyrkan blir helt separerad från den katolska.Ortodoksluk bu yönüyle Katoliklik'ten farklıdır.
Catholicism (religion)
çekim: tamlayan katolicyzmu
eş: papizm
köken: Etymology tree French catholique Proto-Indo-European *-id- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-idyéti Proto-Hellenic *-íďďō Ancient Greek -ῐ́ζω (-ĭ́zō) Proto-Indo-European *-mos Proto-Indo-European *-mós Ancient Greek -μός (-mós) Ancient Greek -ῐσμός (-ĭsmós)der. Latin -ismusbor. French -isme French catholicismebor. Polish katolicyzm Borrowed from French catholicisme. By surface…
aile: akatolicki, antykatolicki, katolicki, niekatolicki, akatolik, antykatolik, katolickość, katolictwo, katolicyzacja, katoliczka
Pod wpływem męża przeszła z luteranizmu na katolicyzm.Büyükbabası Katoliklikten Lutheran mezhebine geçmişti.
Під впливом чоловіка перейшла з лютеранства у католицизм.Büyükbabası Katoliklikten Lutheran mezhebine geçmişti.
Fincekatolilaisuus, katolisuus /ˈkɑtolilɑi̯suːs/
Catholicism
çekim: çoğul katolilaisuudet · tamlayan katolilaisuuden
köken: katolilainen + -uus
Rauhan myötä Suomeen vakiintui länteen katolinen uskonto ja itään ortodoksinen uskonto.Barış ile birlikte Finlandiya’nın batısında Katoliklik ve doğusunda Ortodoksluk kök salmıştır.
Çekçekatolicismus, katolictví (eril) /ˈkatolɪt͡sɪzmus/
Catholicism
çekim: çoğul katolicismy · tamlayan katolicismu
Upanišady nejsou klasickou náboženskou literaturou.Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.
Rumencecatolicism (nötr)
Catholicism
çekim: çoğul catolicismelor · tamlayan catolicismului
köken: Borrowed from French catholicisme. Equivalent to catolic + -ism.
In 1758, Yeongjo a scos în afara legii oficial catolicismul .1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.
Macarcakatolicizmus /ˈkɒtolit͡sizmuʃ/
Catholicism
çekim: çoğul katolicizmusok
köken: From German Katholizismus. With -izmus ending.
A vallásosságukat nem egyetlen, kizárólagos hit határozza meg.Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.
İbraniceקתוליות
בשנת 1980 התחזק באמונה הנוצרית הבפטסיטית.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
Dancakatolicisme
I 1980'erne konverterede hun til katolicismen.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
EndonezceKatolikisme, katolisisme /katoliˈsismə/
Catholicism
çekim: çoğul katolisisme-katolisisme
köken: Borrowed from Dutch katholicisme.
Pada tahun 1758, Yeongjo secara resmi menganggap Katolik sebagai sebuah praktik yang jahat.1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.
VietnamcaCông giáo /kəwŋ͡m˧˧ zaːw˧˦/
Catholicism
zıt: đạo Tin Lành
köken: Sino-Vietnamese word from 公教, composed of 公 (“public”) and 教 (“religion”), Chinese 公教 (gōngjiào).
Dù vậy, nghĩa cửa thánh tử đạo không chỉ nói riêng về đức tin của tôn giáo.Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.
Bulgarcaкатолицизъм (eril) /kɐtoliˈt͡sizɐm/
Catholicism
köken: Borrowed from Russian католици́зм (katolicízm), from French catholicisme or German Katholizismus.
Slovencekatolištvo
Litvancakatalikybė (dişil) /kɐtɐlʲɪ¹ˈkʲiːbʲeː/
Catholicism (faiths, practices and doctrines of a Catholic Church)
çekim: tamlayan katalikýbės
köken: From katali̇̀kas (“Catholic”) + -ýbė (“-ity”).
1940 m. perėjo į katalikų tikėjimą.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
Estoncakatoliiklus
1980. aastail pöördus ta katoliku usku.1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.

Etimoloji

Katolik + -lik

Örnek Cümleler

Katoliklik, reenkarnasyon fikrini reddeder.
Catholicism repudiates the idea of reincarnation.
1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.
In the 1980s he converted to the Catholic faith.
Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.
Ethnic religions are not only independent religions.
Büyükbabası Katoliklikten Lutheran mezhebine geçmişti.
His grandfather had converted from Catholicism to Lutheranism.
Ondan sonra Katoliklik, işleri üstünde majör bir etki gösterdi.
From that time, Catholicism strongly influenced his works.
Katoliklik, Makao'nun Portekiz sömürge kontrolünün kalıcı bir mirasıdır.
Catholicism is a lasting legacy of the Portuguese colonial control of Macau.
1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.
In 1758, Yeongjo officially outlawed Catholicism as an evil practice.
Katoliklikte oruca ilişkin özel kurallar bölgesel episkoposlarca verilebilir.
In Catholicism, specific regulations are passed by individual episcopates.
Portekiz'de en baskın olan din Hristiyanlıktır ve ağırlıklı olarak Katolikliktir.
The most predominant religion in Portugal is Christianity, mainly Catholicism.
Katoliklik ve Anglikanizm'de, bazı daha küçük ve "özel" ibadet yerlerine şapel denir.
In Catholicism and Anglicanism, some smaller and "private" places of worship are called chapels.
katoliklik ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod