Ana içeriğe geç
Sözlük
/
Atlantik Okyanusu

atlantik okyanusu

"atlantik okyanusu" kelimesinin İngilizcesi: atlantic ocean. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelatlantic ocean

Tanım

•Avrupa ve Afrika kıtalarını Amerika kıtasından ayıran, yan denizleri ile birlikte (Akdeniz, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi) yeryüzünün beşte bir alanını kaplayan okyanus.
•Kuzey ve Güney Amerika'yı, Avrupa ve Afrika'dan ayıran, 2. en büyük okyanus

Örnek Cümleler

Atlantik Okyanusu çok büyüktür.
The Atlantic Ocean is very big.
Onlar Atlantik Okyanusunu geçtiler.
They crossed the Atlantic Ocean.
Tom Atlantik Okyanusunu hiç görmedi.
Tom has never seen the Atlantic Ocean.
Burada, Atlantik Okyanusu'nun ortasında
I'm not talking about the stuff that the case of your cell phone is made up,
Atlantik Okyanusu'nu bir buçuk günde geçiyor.
It takes only one and a half days to cross the Atlantic Ocean.
Fransa'nın batısında Atlantik Okyanusu vardır.
To the west of France is the Atlantic Ocean.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.
You don't tell the Atlantic Ocean to behave.
Zira bu su ayrıldığında Atlantik Okyanusu'na akıyor.
Because when that water leaves, it dumps out into the Atlantic.
Fotoğrafın Atlantik okyanusun üzerinde uçuyor olacak.
Your picture will be winging its way over the Atlantic.
Brezilya on tane ülke ve Atlantik Okyanusu ile çevrilidir.
Brazil is surrounded by ten countries and the Atlantic Ocean.
Sol tarafta görülen Atlantik Okyanusu'na doğru akıp gidiyor.
It's flowing out to the Atlantic Ocean on the left.
O atlantik okyanusunu geçen ilk demir kaplı pervaneli gemidir.
It was the first steel-hulled vessel to cross the Atlantic.
atlantik okyanusu ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod