şerç

noun
TR → EN
"şerç" kelimesinin İngilizcesi: anus, anus, anus. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelanus
Genelanus
Genelanus

Görsel

Elektrik Telleriyle Şekillenmiş Dijital Serçe Sanatı ve Işık DetaylarıParıltılı Enerji Hatlarından Oluşan Dijital Serçe: Modern Sanat ÇalışmasıEv kuşu serçe dalda - doğa fotoğrafıSerçe doğa arka bahçesinde oturuyor - ince kanatlı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)şerci
Yönelme (-e)şerce
Bulunma (-de)şerçte
Çıkma (-den)şerçten
Tamlayan (-in)şercin
Çoğul (-ler)şerçler

Tanım

•anüs, makat
•Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği

Atasözü & Deyim

“Serçeden korkan darı ekmez”

Diğer Dillerde

AlmancaAfter, Anus
after
çekim: çoğul Aftern · tamlayan Afters
eş: Anus, Arschloch, Poloch, Poperze, Rosette
köken: From Middle High German after, from Old High German after.
aile: Afterlecken, Afterlecker, Aftersausen, Afterschließer
SERCOS-Schnittstelle — SERCOS arayüzü
Fransızcatrou de cul, trou du cul (eril) /tʁu d(ə) ky/
alternative form of trou du cul
çekim: çoğul trous de cul
eş: anus, trou de balle, trou du cul, con, trouduc, trou du cul
Interface SERCOS — SERCOS arayüzü
İspanyolcaano, mufle, nai, sisiflís (eril) /ˈano/
anus
çekim: çoğul anos
köken: Borrowed from Latin anus.
Interfaz SERCOS — SERCOS arayüzü
¿Cómo huele mi aliento? — A una selva asquerosa. — Bueno, al menos no huele al ano de un gato muerto como el tuyo.
Rusçaана́льное отве́рстие, а́нус, жо́па, заднепроходно́е отве́рстие, за́дний прохо́д, очко́
Интерфейс SERCOS — SERCOS arayüzü
Arapçaاِسْت, شَرْج
واجهة SERCOS — SERCOS arayüzü
Farsçaکون, مقعد /ˈkuːn/
anus · arse, ass
köken: Inherited from Middle Persian [script needed] (kūn, “anus”). Cognate with Northern Kurdish qûn (“anus”), Northern Kurdish kun (“hole”), Khotanese khūṇā- (“hole”), Pashto کونه (kwëna, kuna, “ass, anus”).
aile: بچهکونی, کونی, کونکش, کونگشاد
چون نه کونش دری و نه شلوار بی گناهت کسی نخواهد کشت
Azericedəmək, göt deşiyi, məqəd
Kazakçaанус
Özbekçeanal teshigi
Felemenkçeaars, gat
SERCOS interface — SERCOS arayüzü
Portekizceânus (eril) /ˈɐ̃.nus/
anus
köken: Learned borrowing from Latin ānus. Doublet of anel.
aile: ânus artificial
Interface SERCOS — SERCOS arayüzü
Yunancaπρωκτός (eril) /proˈktos/
anus
çekim: çoğul πρωκτοί · tamlayan πρωκτού
köken: From Ancient Greek πρωκτός (prōktós).
aile: πρωκτικός
Διασύνδεση SERCOS — SERCOS arayüzü
Δυστυχώς, οι εξετάσεις δείχνουν ότι πάσχετε από καρκίνο του πρωκτού.
Japonca肛門 /ko̞ːmõ̞ɴ/
anus
köken: /kaumon/ → /kɔːmon/ → /koːmon/ From Middle Chinese 肛門 (MC kaewng|xaewng mwon, literally “anus + gate”). Compare modern Cantonese reading gong¹ mun⁴, Mandarin gāngmén.
aile: 肛門科: proctology, proctological medicine, 肛門学: proctology, proctological science, 肛門括約筋, 肛門期, 肛門性交, 肛門裂創, 人工肛門
蛇はこれに該当する。 — Serçeler de bu gruba dahildir.
Korece똥구멍, 항문, 후장 /t͈o̞ŋk͈umʌ̹ŋ/
anus
eş: 항문
zıt: 목구멍
köken: From 똥 (ttong, “shit, feces”) + 구멍 (gumeong, “hole”).
SERCOS 인터페이스 — SERCOS arayüzü
an anus
çekim: çoğul analöppningar · tamlayan analöppnings
köken: anal (“anal”) + öppning (“opening”)
SERCOS- gränssnitt — SERCOS arayüzü
Lehçeodbyt (eril) /ˈɔd.bɘt/
anus
çekim: çoğul odbyty · tamlayan odbytu
eş: (w kontekstach seksualnych) kakao
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *étider. Proto-Balto-Slavic *ati Proto-Slavic *otъ Proto-Slavic *otъ- Old Polish od- Proto-Indo-European *bʰuH- Proto-Indo-European *bʰúHt Proto-Indo-European *h₁es- Proto-Indo-European *h₁ésti Proto-Balto-Slavic *bū́ˀtei Proto-Slavic *byti Old Polish być Old Polish odbyć Polish odbyćdeverb. Polish odbyt Deverbal from odbyć.
aile: odbytnica
Interfejs SERCOS — SERCOS arayüzü
Ukraynacaвідхі́дник, за́дній прохі́д
Інтерфейс SERCOS — SERCOS arayüzü
Hintçeगांड, गुदा, मलद्वार (dişil) /ɡɑːɳɖ/
asshole, butthole (the anus) · ass, butt
çekim: çoğul गांडों
köken: Cognate with Bengali গাঁড় (gãṛ), Marathi गांड (gāṇḍa).
aile: गंड-ग़मज़ा, गंडपुत्र, गंडमरव्वा, गंडेल, गांड आगे करना, गांड उचकाना, गांड के बाल गिनना, गांड खुजाना, गांड ग़ुलामी, गांड गौरी लगना
उसने मेरी गांड मारी.
Finceanus, peräaukko /ˈɑ(ː)nus/
anus
çekim: çoğul anukset · tamlayan anuksen
köken: Learned borrowing from Latin ānus (“ring, anus”).
aile: anusaukko, anustappi
Myös barbituraatit kuuluvat tähän ryhmään. — Serçeler de bu gruba dahildir.
Çekçeřiť, řitní otvor (dişil) /ˈr̝ɪc/
anus
çekim: çoğul řiti · tamlayan řiti
eş: zadnice, zadek, prdel, konečník
köken: Inherited from Old Czech řit, from Proto-Slavic *ritь.
aile: řiťolez, řiťolezec
SERCOS rozhraní — SERCOS arayüzü
Macarcavégbélnyílás /ˈveːɡbeːlɲiːlaːʃ/
anus (the lower orifice of the alimentary canal, through which feces and flatus are ejected)
çekim: çoğul végbélnyílások
köken: végbél (“rectum”) + nyílás (“opening, orifice”)
Papot tanít vecsernyét mondani – fontoskodik. — Serçeşme-i Küştigiran, başpehlivan demektir.
İbraniceפִּי הַטַּבַּעַת
מנשק SERCOS — SERCOS arayüzü
Latinceānus, pōdex
anus
çekim: çoğul endetarmsåbninger · tamlayan endetarmsåbnings
köken: From endetarm (“rectum”) + -s- + åbning (“orifice, opening”)
SERCOS- grænseflade — SERCOS arayüzü
Norveççeendetarmsåpning, rumpehull
Frykt derfor ikke! I er mere enn mange spurver. — Onun için korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.
Endonezceabaimana, dubur /abai̯ˈmana/
genitalia · anus
çekim: çoğul abaimana-abaimana
köken: From Malay abaimana, from Sanskrit अपमान्य (apamānya).
Antarmuka SERCOS — SERCOS arayüzü
Vietnamcahậu môn, lỗ đít /həw˧˨ʔ mon˧˧/
anus
köken: Sino-Vietnamese word from 後門, composed of 後 (“back”) and 門 (“gate”).
Đây là quy luật một loài Tất cả đều là chim sẻ hết — Bunların hepsi serçe
Slovakçariť, ritný otvor (dişil) /ric/
anus
köken: Inherited from Proto-Slavic *ritь, from Proto-Indo-European.
aile: ritný, ritka
Tedy nebojte sa, vy ste drahší nad mnoho vrabcov. — Onun için korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish شرج (şerc, “anus”), from Arabic شَرْج (šarj).

Örnek Cümleler

SERCOS arayüzü
SERCOS interface
Serçe cıvıldıyor.
The sparrow is cheeping.
Serçeler cıvıldıyor.
The sparrows are cheeping.
Bunların hepsi serçe
These are all finches
Çılgınca yiyen bir serçe
A finch eating frenzy
Bir tek serçe duyulmuyordu.
Not a single sparrow was to be heard.
Hadi benim küçük serçelerim.
Go, my little sparrows.
O kuş muhtemelen bir serçedir.
That bird is probably a sparrow.
Serçeler de bu gruba dahildir.
Bees also feature in this collection.
Biz serçeler gibi cıvıldıyoruz.
We are cheeping like sparrows.
Sercan bir koşuya hazırlanıyor.
Janelle is training for a road race.
Serçe kedi tarafından öldürüldü.
The sparrow was killed by the cat.
şerç ile daha fazla örnek cümle →