Acımasına şaşmamalı.
I thought it stung. Ay, dirty. Dirty, dirty.
Bozulmasına şaşmamalı.
No wonder it breaks down.[br]
Yalnız olmama şaşmamalı.
No wonder I am lonely
Ümitsiz olmana şaşmamalı.
No wonder you're frantic.
Endişeli olmana şaşmamalı.
No wonder you're worried.
Onun başardığına şaşmamalı.
It is no wonder that he has succeeded.
Kapıyı açamamana şaşmamalı.
No wonder you could not open the door.
Onun genç ölmesine şaşmamalı.
No wonder he died young.
Efsanenin dediğine şaşmamalı,
No wonder the legend says,
İnsanların içmesine şaşmamalı.
No wonder people drink.
Böyle sarılmış şaşmamak gerek!
No wonder, wrapped up like that!
Onun tutuklandığına şaşmamalı.
No wonder he was arrested.
şaşmam ile daha fazla örnek cümle →