Kapıyı açamamana şaşmamalı.No wonder you could not open the door.
Sadece iki saat uyudum. Uykusuz olduğuma şaşmamalı.I slept only two hours. No wonder I'm sleepy.
Bu kadar mutlu olduğuna şaşmamalı.No wonder you are so happy.
Onun teklifini geri çevirdiklerine şaşmamalı.No wonder they turned down her offer.
Teklifini reddetmesine şaşmamalı.No wonder he refused your offer.
Onun sınavı geçmesine şaşmamalı.It is no wonder that he passed the examination.
Onun başarısız olmasına şaşmamalı.It is no wonder that he failed.
Onun başardığına şaşmamalı.It is no wonder that he has succeeded.
Onun tutuklandığına şaşmamalı.No wonder he was arrested.
O kadar kızgın olmasına şaşmamalı.No wonder he is so angry.
Onu başkan seçmelerine şaşmamalı.No wonder they have elected him chairman.
Onun gitmek istememesine şaşmamalı.It is no wonder that she didn't want to go.
Çocuğun başında büyük bir yumru var. O kadar çok ağlamasına şaşmamalı.The boy has a huge bump on his head. No wonder he cried so much!
Tom tamamen yiyeceklere saplantılı. Mary'nin onu terkettiğine şaşmamalı.Tom is utterly obsessed with food. No wonder Mary dumped him!
Onun genç ölmesine şaşmamalı.No wonder he died young.
Sunucunun tuhaf göründüğüne şaşmamalı. O hastaydı.No wonder that the presenter sounded weird, she was sick.
İnsanların içmesine şaşmamalı.No wonder people drink.
Endişeli olmana şaşmamalı.No wonder you're worried.
Ümitsiz olmana şaşmamalı.No wonder you're frantic.
"Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı.""Tom drank three cups of coffee after dinner." "No wonder he couldn't sleep."
Tom'un bizden nefret etmesine şaşmamalı.No wonder Tom hates us.
Senin bu kelimeleri bulmamana şaşmamalı.No wonder you didn't find these words.
Bugün tabletlerimi almayı unuttum. Kendimi bu kadar kötü hissettiğime şaşmamalı!I completely forgot to take my tablets today. No wonder I feel so bad!
Tom'un kafasının karışık olmasına şaşmamalı.No wonder Tom was confused.
Tom'un kızgın olduğuna şaşmamalı.No wonder Tom was mad.
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı."'Even the devil couldn't have created it'".
Julian'ın veteriner ya da hayvanat bahçesi görevlisi olmak istemesine şaşmamalı.It is no coincidence that the founders of Dublin Zoo were members of the medical profession.
Böyle sarılmış şaşmamak gerek!No wonder, wrapped up like that!
Efsanenin dediğine şaşmamalı,No wonder the legend says,
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.No wonder people suffer around the world, and we have so many crimes of passion.
Acımasına şaşmamalı.I thought it stung. Ay, dirty. Dirty, dirty.
Ancak konu ulusal güvenlik olduğunda, dediğimden şaşmam.But when it comes to our national security, I mean what I say.
Ben bu konuda, dediğimden şaşmam.You know that I mean what I say.\
Çok güzelmiş. Yalnız olduğumu şaşmamalı.Oh charming, i wonder why i am single
lezzetli olmasına şaşmamalı, adı ne bunun? hayat çöreği, bende severimNo wonder it's so delicious, what's it called? this is the wife Cake I like it very much too
Yalnız olmama şaşmamalı.No wonder I am lonely
Tarihe karıştıklarına şaşmamak lazım.Well, it's not so surprising that they've gone extinct.
Bütün bir dönemin simgesi olmasına şaşmamalı.No wonder it has become such an icon for the entire time period.
Erkeklerin onu rahat bırakmamasına şaşmamalı.It's natural men wouldn't leave her alone.
Şaşmamak gerek, biz yaşlandık şimdi.No wonder we're old now.
Güzellik anlayışımızın bozuk olmasına şaşmamalı.No wonder our perception of beauty is distorted.
Bozulmasına şaşmamalı.No wonder it breaks down.[br]
İnsanların neden işyerinde karalama yapmadıklarına şaşmamalı.No wonder people are averse to doodling at work.
Buna şaşmamalı. Şeytan da kendisine ışık meleği süsü verir.And no wonder, for even Satan masquerades as an angel of light.
Buna şaşmamak elde değil.Rien ne l'étonne.
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı.Si ce n'est pas là un travail divin, qu'en dire ? ».
Buna şaşmamak elde değil.No pueden sorprenderlo.
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı.Ma il fatto che non ci lasceremo impaurire dagli attacchi terroristici, questo è vero».
Teklifini reddetmesine şaşmamalı.Неудивительно, что он отказался от твоего предложения.
Onun sınavı geçmesine şaşmamalı.Неудивительно, что он сдал экзамены.
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı.А того, что грех быть богатым, такого нет».
Buna şaşmamak elde değil.فلا عجب في ذلك..
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı.ولا تكفّر، فإنّما يفعل ذلك المجوس».
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı.«Com o demônio não se brinca».
Buna şaşmamak elde değil.Dat hoeft niet te verbazen.
Buna şaşmamak elde değil.Nie dziwię się temu.
Buna şaşmamak elde değil.І це не дивує.
Buna şaşmamak elde değil.Není se co divit.
Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı.Diferența este că eu știu că interpretez pentru diavol, pe când ei nu.”
Sadece iki saat uyudum. Uykusuz olduğuma şaşmamalı.Am dormit doar două ore. Nu e de mirare că sunt somnoros.