çiçekçi

/t͡ʃit͡ʃect͡ʃi/
noun
C2 seviye
TR → EN
"çiçekçi" kelimesinin İngilizcesi: florist, florist, florist, florist's, florist. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfloristnoun
Genelflorist
Genelflorist
Genelflorist's
Genelflorist
Genelflorist's

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)çiçekçiyi
Yönelme (-e)çiçekçiye
Bulunma (-de)çiçekçide
Çıkma (-den)çiçekçiden
Tamlayan (-in)çiçekçinin
Çoğul (-ler)çiçekçiler

Tanım

•Çiçek satılan yer.
•Çiçek yetiştiren, satan veya yapma çiçek işiyle uğraşan kimse.
•Çiçek satılan yer
•Çiçek yetiştiren, satan veya yapma çiçek işiyle uğraşan kimse

Diğer Dillerde

AlmancaBlumengeschäft, Blumenhändler, Blumenladen, Florist, Floristin (nötr) /ˈbluːmənɡəˌʃɛft/
flower shop, a florist's shop
çekim: çoğul Blumengeschäfte · tamlayan Blumengeschäftes
eş: Blumenladen
köken: From Blume + -n- + Geschäft.
Mit einem Floristen ist es besser, nicht wahr? — Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi?
Fransızcafleuriste /flœ.ʁist/
florist
çekim: çoğul fleuristes
eş: bouquetier, bouquetière
köken: From fleur + -iste.
C'est mieux avec un fleuriste, non ? — Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi?
İspanyolcaflorería, florista (dişil) /floɾeˈɾia/
flower shop, florist's shop
çekim: çoğul florerías
eş: floristería
köken: From flor + -ería.
Es florista. — O bir çiçekçi.
İtalyancafioraia, fioraio (dişil)
female equivalent of fioraio
çekim: çoğul fioraie
- Parla il suo fioraio preferito. — -Mahalle çiçekçiniz.
Rusçaпродавец цветов, цветовод
тот, кто разводит цветы; растениевод, занимающаяся селекцией и выращиванием красивоцветущих и других растений в декоративных целях
eş: флорист
Мы флористы. — Biz çiçekçiyiz.
verkoper van bloemen
Mijn vader was bloemist. — Babam, çiçekçiydi,
Portekizcefloreiro, floricultura (eril) /floˈɾe(j).ɾu/
florist (a person who sells flowers)
çekim: çoğul floreiros
köken: From flor + -eiro.
- Sou o florista do seu bairro. — -Mahalle çiçekçiniz.
floriculturist · florist
çekim: çoğul ανθοκόμοι · tamlayan ανθοκόμου
Η Κάγια, η κόρη του ανθοπώλη. — Kaya, çiçekçinin kızı.
Japonca花屋 /ha̠na̠ja̠/
a florist's shop · a florist
köken: Compound of 花(はな) (hana, “flower”) + 屋(や) (ya, “shop; shopkeeper”)
再び 私たちが従来慣れ親しんだ — Çiçekçi vardı.
Korece꽃집 /k͈o̞t̚t͡ɕ͈ip̚/
flower shop; florist's
köken: 꽃 (kkot, “flower”) + 집 (jip, “house”).
플로리스트 였어요. 다시 한번, — Çiçekçi vardı.
İsveççeblombutik, blomsterhandel, blomsterhandlare
florist · flower trade
çekim: çoğul blomsterhandlar · tamlayan blomsterhandels
köken: Compound of blomster + handel.
-Det här är floristen. — -Mahalle çiçekçiniz.
ktoś, kto zajmuje się układaniem kwiatów
eş: bukieciarz
Był kwiaciarz. — Çiçekçi vardı.
Ukraynacaквітко́вий магази́н, торго́вець квітка́ми
Я флорист. — Ben bir çiçekçiyim.
Fincekukkakauppa, kukkakauppias /ˈkukːɑˌkɑu̯pːɑ/
florist's (shop that sells flowers)
çekim: çoğul kukkakaupat · tamlayan kukkakaupan
köken: kukka (“flower”) + kauppa (“shop”)
-Vain vanha kukkakauppias. — Yaşlı bir çiçekçi kadın,
Çekçekvětinář, květinářství (eril) /ˈkvjɛcɪnaːr̝̊/
florist
çekim: çoğul květináři · tamlayan květináře
köken: From květina (“flowering plant”) + -ář.
aile: květinářský, květinářství
Je to s tím květinářem lepší, že ano? — Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi?
Rumenceflorar, florărie (eril) /floˈrar/
one who grows or sells flowers; flower vendor; florist · May (fifth month of the Gregorian calendar)
çekim: çoğul florari · tamlayan florarului
köken: From floare + -ar. Compare Italian fioraio, Portuguese floreiro, Spanish florero.
A fost florarul. — Çiçekçi vardı.
Macarcavirágárus, virágüzlet /ˈviraːɡaːruʃ/
florist
çekim: çoğul virágárusok
köken: virág (“flower”) + árus (“seller”)
Hercegnő Virágüzlet] — "Prenses Çiçekçisi"
florist, flower shop (usually a smaller business, selling houseplants etc.)
çekim: çoğul blomsterbutikker · tamlayan blomsterbutiks
köken: From blomster + butik.
- Det er blomsterhandleren. — -Mahalle çiçekçiniz.
Norveççeblomsterbutikk
Hennes far, Fred, var en alkoholiker, og forlot familien da hun fortsatt var veldig ung. — Annesi Josephine çiçekçiydi ve Catherine çok küçükken babasını terketti.
Endonezcetukang bunga
Vietnamcangười bán hoa
Đoạn nhạc này hợp với người bán hoa, đúng không? — Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi? (Gülüşmeler) (Müzik)
Bulgarcaцвета́р, цвета́рка
По-добре е с цветар, нали? — Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi?
Taycaคนขายดอกไม้
Baskçaloredenda /loɾedenda/
florist's, flower shop
çekim: çoğul loredendak · tamlayan loredendaren
köken: From lore (“flower”) + denda (“shop”).
Esperantofloristo /floˈristo/
florist
çekim: çoğul floristoj
köken: Etymology tree Esperanto floro Proto-Indo-European *-id- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-idyéti Proto-Hellenic *-íďďō Ancient Greek -ῐ́ζω (-ĭ́zō) Proto-Hellenic *-tās Ancient Greek -τής (-tḗs) Ancient Greek -ῐστής (-ĭstḗs)bor. Latin -istader. Esperanto -isto Esperanto floristo From floro + -isto.
Maltacatal-fjuri
Afrikancabloemis, blomkweker
a florist · a male florist
çekim: çoğul bloemiste
köken: From Dutch bloemist. Analyzable as bloem + -is.
aile: bloemistewinkel
Makedoncaцвеќар, цвеќарка, цвеќа́рница (eril) /ˈt͡svɛcar/
florist
çekim: çoğul цвеќари

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish چیچكجی (çiçekci); equivalent to çiçek (“flower”) + -çi.

Örnek Cümleler

O bir çiçekçi.
He's a florist.
Biz çiçekçiyiz.
We're florists.
Tom çiçekçidir.
Tom is a florist.
Babam, çiçekçiydi,
My father was a florist.
Ben bir çiçekçiyim.
I'm a florist.
"Prenses Çiçekçisi"
Princess Flower Shop ]
Seni çiçekçide gördüm.
I saw you at the flower shop.
Civarda bir çiçekçi var.
There's a flower shop near by.
Çiçekçi parkın karşısında.
The flower shop is opposite the park.
Mary çiçekçi kız olabilirdi.
Mary could've been the flower girl.
Mary bir çiçekçide çalışıyor.
Mary works at a flower shop.
Otelde bir çiçekçi dükkânı var mı?
Is there a flower shop in the hotel?
çiçekçi ile daha fazla örnek cümle →