çatlağı

noun
C2 seviye
TR → EN

Görsel

Gece Yarısı Gökyüzünü Aydınlatan Şimşekler ve Etkileyici Yıldırım ÇatlağıAğaç Çatlağındaki Geyik Böceği ve Kırmızı Çenelerinin Makro Fotoğrafı

Tanım

•singular definite accusative of çatlak

Örnek Cümleler

Ben çatlağım.
I'm touched.
Çatlağı macunla tıkadı.
He stopped up the crack with putty.
Doğal kauçuk borularda ozon çatlağı
Ozone cracking in natural rubber tubing
Bu ön cam çatlağı düzeltilebilir mi?
Can this windshield crack be fixed?
Yanni, ön cam çatlağını çok çabuk düzeltti.
Yanni fixed the windshield crack very quickly.
Berlin'i altüst ediyorlar, her çatlağı arıyorlar.
They're turning Berlin upside down, searching every crack.
Yanni'nin ön cam çatlağına yeniden biraz reçine sürmesi gerekiyor.
Yanni needs to reapply some resin to the windshield crack.
Yumurtanın büyük bir çatlağı var çünkü Darwin onu çok küçük bir kutuya koymuş.
The egg has a large crack because Darwin put it in a box too small for it.
Polivinil butiral, viskoelastik bir polimer olduğu için büyüyen çatlağı sönümler.
The polyvinyl butyral, as a viscoelastic polymer, absorbs the growing crack.
Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl yaptık, süsledik, hiçbir çatlağı yoktur?
Did they never observe the sky above them: how We built it and beautified it; and it has no cracks;
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.
The bottom line of why I'm here, besides being a crazy mofo, is that --
Karaciç'in tutuklanmasına gelen tepkiler BH'deki siyasi çatlağın derinliğini gösteriyor
Reactions to Karadzic arrest show depth of political fissure in BiH
çatlağı ile daha fazla örnek cümle →