çatlağı ile cümle
çatlağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çatlağı macunla tıkadı.He stopped up the crack with putty.
Ben çatlağım.I'm touched.
Yanni, ön cam çatlağını çok çabuk düzeltti.Yanni fixed the windshield crack very quickly.
Yanni'nin ön cam çatlağına yeniden biraz reçine sürmesi gerekiyor.Yanni needs to reapply some resin to the windshield crack.
Bu ön cam çatlağı düzeltilebilir mi?Can this windshield crack be fixed?
Günümüzde Pangea'nın ayrışması Kızıldeniz Çatlağı ve Doğu Afrika Çatlağı'nda devam etmektedir.The break-up of Pangaea continues today in the Red Sea Rift and East African Rift.
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.The bottom line of why I'm here, besides being a crazy mofo, is that --
Berlin'i altüst ediyorlar, her çatlağı arıyorlar.They're turning Berlin upside down, searching every crack.
Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl yaptık, süsledik, hiçbir çatlağı yoktur?Did they never observe the sky above them: how We built it and beautified it; and it has no cracks;
Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu hiçbir çatlağı olmadan nasıl yaptık ve onu nasıl süsledik?Did they never observe the sky above them: how We built it and beautified it; and it has no cracks;
Karaciç'in tutuklanmasına gelen tepkiler BH'deki siyasi çatlağın derinliğini gösteriyorReactions to Karadzic arrest show depth of political fissure in BiH
Doğal kauçuk borularda ozon çatlağıOzone cracking in natural rubber tubing
Süpersonik kırılma, çatlağın gevrek malzemedeki ses hızından daha hızlı büyümesi sonucunda oluşur.Supersonic fracture is crack motion faster than the speed of sound in a brittle material.
Polivinil butiral, viskoelastik bir polimer olduğu için büyüyen çatlağı sönümler.The polyvinyl butyral, as a viscoelastic polymer, absorbs the growing crack.
Yumurtanın büyük bir çatlağı var çünkü Darwin onu çok küçük bir kutuya koymuş.The egg has a large crack because Darwin put it in a box too small for it.
Makat çatlağı; makat yırtığı veya anal fissür olarak da adlandırılır.يعود أصل التسمية إلى كلمة قِرّة وهي البرد الشديد أو ما يصيب الإنسان وغيره من البَرْد.
Valerie çatlağı fark etmez.Wigilii się nie obchodzi.
Jeolojik olarak, Atlantik Ortası Sırtı'nın kuzey ucuyla Laptev Deniz Çatlağı'nı birbirine bağlamaktadır.Геологічно з'єднує північну частину Серединно-Атлантичного хребета з Рифтом моря Лаптєвих.
Isı çatlağı.Потрійний стрибок.
Makat çatlağı; makat yırtığı veya anal fissür olarak da adlandırılır.Ea este denumită în popor zbârciog delicios (precizat), sau ciuculete.
Makat çatlağı; makat yırtığı veya anal fissür olarak da adlandırılır.Lời đó gọi là Lời Quẻ (quái từ), hay lời thoán (thoán từ).
Gollum Frodo'nun parmağını ısırarak Yüzük'ü ele geçirdi ve Kıyamet Çatlağı'na düştü.Gollum cắn đứt ngón tay Frodo và lấy lại "báu vật" của hắn.
Gollum Frodo'nun parmağını ısırarak Yüzük'ü ele geçirdi ve Kıyamet Çatlağı'na düştü.Gollum odgrize Frodov prst i upada u plameni ponor.
3500 m çatlağından sonra eğim yine artar ve buzulun bitiminde sırta ulaşılır.Iznad 200 °C postaje ponovo krhak i mrvi se u prah.
Berlin'i altüst ediyorlar, her çatlağı arıyorlar.Están rastreando todos los rincones de Berlín. Ya lo sé.
Berlin'i altüst ediyorlar, her çatlağı arıyorlar.Они перевернут весь Берлин вверх ногами, обыскивая каждый уголок. Я знаю.
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.제가 이곳에 서있는 가장 중요한 이유는 제가 정말 어떤 위치에 있다는 겁니다.
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.Şi motivul pentru care sunt aici, în afară de faptul că sunt un nebun, este că sunt într-o poziţie --
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.Và lý do chủ yếu tôi ở đây, cạnh việc là một kẻ bá vơ điên khùng, vì tôi thực sự ở một vị trí --
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.Waarom ik uiteindelijk hier ben, behalve dat ik een mafkees ben...
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.Y la razón por la que estoy aquí, además de porque soy un loco, es que estoy en una posición --
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.В крайна сметка, причината да съм тук, е защото съм в позиция...
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.І основна причина, чому я тут, окрім того, що я трішки псих -- це те, що я насправді маю можливість...
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.והשורה התחתונה של למה אני פה, חוץ מזה שאני בן זונה מטורף, היא שאני באמת בעמדה --
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.والسبب الرئيسي لوجودي هنا ، بالإضافة لكوني مجنوناً لدرجة بشعة هو أنني حقيقةً في وضع -- بالمناسبة
Ve burada olmamın esas nedeni, çatlağın biri olmam dışında, tam bir modda olduğumdur.やる気を引き出すため ではありません 皆さんには 必要ないですよね