çalışabilmek
TR → EN
Tanım
•çalışma ihtimali veya imkânı bulunmak
•çalışmaya gücü yetmek
Örnek Cümleler
Tam dolu şarjda 24 saat çalışabilmektedir.
They may be active throughout the 24-hour day.
OpenChange / Exchange sunucusu ile çalışabilmek için bir araçName
Makes it possible to work with an OpenChange / Exchange server
Silah tek atım ve otomatik atım olarak iki ayarda çalışabilmektedir.
Two players can operate a single vehicle as a driver and gunner team.
Askeri tipleri hem yüzey gemileri hem denizaltı gibi çalışabilmektedir.
Military types work with surface ships and other submarines as mother ships.
2001 yılında Hamburg'da konuk sanatçı olarak çalışabilmek için burs aldı.
In 2001 he received a working scholarship as a guest artist to Harburg.
Sağlık sektöründe çalışabilmek için o konuda yeteneğe sahip olman gerekir.
To work in medicine, you should have a vocation on it.
Yeni versiyonlar Cygwin ortamını kullanan windowslar için çalışabilmektedir.
New versions available on Windows use the Cygwin environment.