çakılı

TR → EN

Tanım

•Batman ili Beşiri ilçesine bağlı bir köy.
•Çakılmış bir şeye bağlı
•Çivi, kazık gibi bir şeyle tutturulmuş
•Yeri değişmez, sabit
•Çakılmış, bir şeye bağlı
•Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş
•Yerinden kımıldamayan, yerini değiştirmeyen, hareketsiz

Diğer Dillerde

Rusçaнеподвижный, стационарный, прибитый; закреплённый
Корабль Тетракса падает на планету Азимуса и взрывается . — Tetrax'ın gemisi Azmuth'un kaldığı gezegene çakılır.

Örnek Cümleler

Ben çakılı kaldım.
I'm stuck in a rut.
Evde çakılıp kaldık.
We're grounded.
Evde çakılıp kaldınız.
You're grounded.
Tom evde çakılıp kaldı.
Tom is grounded.
Üzgünüm tatlım, hala ofiste çakılıp kaldım.
Sorry honey, I'm still stuck at the office.
Şişenin mantarına içi boş bir çivi çakılır.
A hollow spike is driven through the cork of a bottle.
Üzerlerine karanlık binince çakılıp kalırlar.
When darkness returns they stand still.
Tetrax'ın gemisi Azmuth'un kaldığı gezegene çakılır.
Tetrax's ship crashes on Azmuth's homeworld.
Sen dışarıdasın nasıl olsa, evde çakılı kalan benim.
You get about; I have to stew at home
Kültür bir paraşüt gibidir: Eğer sende yoksa yere çakılırsın.
Culture is like a parachute: if you don't have it, you crash.
Kuzey ile güney arasında kontur ilişkisi var.(birbirleriyle çakılılar.)
"Kuzey ile Güney arasında köprü: Lefkoşa".
Bir süre sonra irtifa azalmaya başlar ve uçak, Pasternak'ın ebeveynlerinin evine çakılır.
Amidst the panic, Pasternak crashes the plane into his parents' house.
çakılı ile daha fazla örnek cümle →