çıraklı

TR → EN

Tanım

•Iğdır ili Tuzluca ilçesine bağlı bir köy.
•Kocaeli ili Körfez ilçesine bağlı bir köy.

Örnek Cümleler

Tom bir çıraklık eğitimini tamamladı.
Tom completed an apprenticeship.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.
This was like my polar apprenticeship.
Parisli oymacı Pierre Daret'e çıraklık yaptı.
He was apprenticed to the Parisian engraver Pierre Daret.
Daha sonra bir eczacının yanında çıraklık yaptı.
He was then apprenticed to an apothecary.
Daha sonra Paul Troger'ın yanında çıraklık yaptı.
He later apprenticed with Paul Troger.
4 yıl çıraklık yaptıktan sonra ustası vefat etti.
After serving 4 years of apprenticeship, his master died.
Lonyson 1582'de öldü ve çıraklık başka bir ustaya devredildi.
Lonyson died in 1582, and the apprenticeship was transferred to another master.
Ticari bir çıraklıktan sonra federal muhasebeci diploması aldı.
After a commercial apprenticeship, Maurer received a federal accountant's diploma.
Ailesiyle çok yakınlaştığım harika bir arıcının yanında çıraklık yaptım.
I was apprenticed to a wonderful beekeeper whose family I became very close to.
İlk çıraklığını Eger'de bir çan ve tabanca dökümhanesinde çalışarak geçirdi.
His first apprenticeship was spent working at a bell and gun foundry in Eger.
Daha sonra kardeşi Cemal ile birlikte bir saraç dükkânında çıraklığa başladı.
Thereafter, along with his brother Cemal, he embarked on an apprenticeship in a saddle shop.
Ardından müzenin ahşap oymacısı Abel Brown'ın çıraklığını yamaya başlamıştır.
He then became an apprentice for the museum wood-carver Abel Brown.
çıraklı ile daha fazla örnek cümle →