çıkmayacak
verb
B2 seviye
TR → EN
Tanım
•third-person singular indicative negative future of çıkmak
Örnek Cümleler
Tom çıkmayacak.
Tom isn't going to quit.
Çıkmayacak mısın?
Make way in haste!
Bu tıpa çıkmayacak.
This cork will not come out.
O ortaya çıkmayacak.
It won't come up.
Tom buradan çıkmayacak.
Tom isn't going to get out of here.
Karşı çıkmayacak mısın?
You don't mind?
Lanet olası çıkmayacak.
It won't rinse the fuck out.
Bu leke asla çıkmayacak.
This stain will never go out.
Dışarı çıkmayacak mısın?
Aren't you going to come out?
Tom odasından çıkmayacak.
Tom won't come out of his room.
Hiçbir dedikodu çıkmayacak.
There won't be any rumors.
Odandan dışarı çıkmayacaksın.
You are not to leave your room.