çıkış noktası
TR → EN
Tanım
•başlangıç noktası
•Bir şeye başlanılan yer
Örnek Cümleler
Efsanenin çıkış noktası
Basis of legend
Çıkış noktasına geri dönelim.
Let's get back on track.
[çıkış noktasına geri dönmeliyiz....]
[and return to the point of departure...]
Bütün bu sorunların çıkış noktası budur.
That's where all these problems come from.
Asıl dışa-4bağ ifadesi çıkış noktası budur.
This is the outdoor solution segment.
Genelde, her dansın bir çıkış noktası vardır.
Usually, dance has a stimulus or stimuli, and I thought
Ana çıkış noktası olarak Maremma gösterilebilir.
It remains a popular dish in Maremma and throughout Italy.[1]
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.
This is why we have these four-minute dates.
İsyan'ın çıkış noktası koşullar ve yiyecek sıkıntısıydı.
The immediate issues of the revolt were living conditions and food.
Yaratıcılığım modern dilleri öğrenerek bir çıkış noktası buluyor.
My creativity finds an outlet through learning modern languages.
Gök/Kök aynı zamanda bir şeyin kökeni, kökü (çıkış noktası) demektir.
The Sky Lakes Wilderness borders the lake, and a trail leads into it.
Analistler, grevlerin kamuoyunun öfkesinin çıkış noktası olduğu görüşünde.
Strikes provide outlet for public anger, analysts say.