çözümsüz
TR → EN
Tanım
•Çözümü olmayan
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Soru çözümsüz kalır.
The question remains unresolved.
Dava çözümsüz kaldı.
The case remained unsolved.
Sorun çözümsüz kalır.
The problem remains unsolved.
Tanımsız veya çözümsüz.
Undefined or no solution.
"Çözümsüzler panikledi".
"Fuertes réplicas generaron pánico" .
İki sorun çözümsüz kaldı.
Two problems remained unsolved.
Yani denklem çözümsüzdür.
This has no solution.
Onlar çözümsüzlüğe ulaştı.
They have reached a deadlock.
Onlar sorunu çözümsüz bıraktılar.
They left the problem unsolved.
Bizim esas sorunumuz çözümsüz kalır.
Our main problem remains unsolved.
Sami'nin ilk duruşması çözümsüzlükle bitti.
Sami's first trial ended in a deadlock.
Filmin sonunda cinayetler çözümsüz kalmıştır.
In the end, the crimes remain unsolved.