Gömleğin buruşuk.
Your shirt is wrinkled.
Tom burnunu kırıştırdı.
Tom wrinkled his nose.
Tom'un gömleği kırışmış.
Tom's shirt is wrinkled.
O, kaşlarını kırıştırdı.
She wrinkled her brows.
Gömleğin oldukça kırışık.
Your shirt is pretty wrinkled.
Mavi ceketi kirli ve buruşuktu.
His blue coat was dirty and wrinkled.
Tom'un gömleği kırış kırış olmuş.
Tom's shirt is wrinkled.
Onun kravatları her zaman buruşuk.
His ties were always wrinkled.
Tom hoşnutsuzmuş gibi kaşını çattı.
Tom wrinkled his brow like he was displeased.
Onun pantolonlarının hepsi kırışık.
His slacks are all wrinkled.
Onun sembolleri başak ve buğdaydır.
Its seeds are wrinkled and angular.
Leyla ve Sami yaşlı ve kırışmıştılar.
Layla and Sami aged up and wrinkled up.