urine
/ˈjʉːəɹɪn/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"urine" kelimesinin Türkçesi: idrar, sidik.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelidrar
Genelsidik.
Tanım
•liquid excretory product
Diğer Dillerde
Fransızcaurine
İtalyancaurina
Rusçaмоча́, ури́на
Arapçaبَوْل
Azericesidik
Özbekçepeshob, siydik
Tatarcaбәвел
Yunancaούρα
Japonca小便
Ukraynacaсе́ча
Fincevirtsa
Çekçemoč
Rumenceurină
Macarcavizelet
İbraniceשתינה, שֶׁתֶן
Latincelōtium, ūrīna
Dancaurin
Endonezceair kemih, air kencing, air seni
Vietnamcanước đái, nước tiểu
Slovenceséč
Litvancašlapimas
Etimoloji
From Middle English uryne, from Latin ūrīna (“urine”), from Proto-Indo-European *uh₁r-, zero grade of *woh₁-r̥ (“water, liquid, milk”). Related to *h₁ówHdʰr̥ (“udder”) (see udder). Cognate with Old English ūriġ (“wet, moist”). Displaced native English land (“urine”) (from Middle English land, from Old English hland (“urine”)), though lant survives with a specialized sense.
Örnek Cümleler
PMID 30740739.
PMID 9063439. ↑ "Blood and Urine Screening in Newborns". www.quebec.ca.
Koyu idrar, koyu.
Dark urine. Dark.
İdrarımda kan var.
There's blood in my urine.
Benim idrarım pembe.
My urine is pink.
Leyla idrarını içti.
Layla drank her urine.
Hücre idrar kokuyordu.
The cell was stinking of urine.
Kısmen idrarla atılır.
It is partially excreted in the urine.
Leyla idrarını içemedi.
Layla couldn't drink her urine.
İdrarda bulunmamaktadır.
It is not found in the urine.
Battaniye idrar kokuyordu.
The blanket was stinking of urine.
Leyla kendi idrarını içti.
Layla drank her own urine.
Büyükbabam artık idrar tutamıyor.
Grandpa cannot hold urine anymore.