Ana içeriğe geç
Sözlük
/
trawl

trawl

/tɹɔːl/
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"trawl" kelimesinin Türkçesi: tarak ağı ile balık tutmak, torba şeklinde ağ ile deniz dibini taramak, kayık arkasından çekilen çok çengelli olta, deniz dibini taramaya mahsus torba şeklinde ağ. trawler torba şeklinde ağ ile ballk tutmak için kullanılan gemi, bu şekilde balık tutan balıkçı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltarak ağı ile balık tutmak
Geneltorba şeklinde ağ ile deniz dibini taramak
Genelkayık arkasından çekilen çok çengelli olta
Geneldeniz dibini taramaya mahsus torba şeklinde ağ. trawler torba şeklinde ağ ile ballk tutmak için kullanılan gemi
Genelbu şekilde balık tutan balıkçı.

Tanım

a conical fishnet dragged through the water at great depths
fish with trawlers

Etimoloji

16th century, borrowed from Dutch tragelen (“to pull with a towline, trawl”), from Middle Dutch traghelen, from traghel (“dragnet”) (presumably from Latin tragula (“dragnet”)), and as such root-cognate with English drag and dray.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ama hala bazıları trol ağlarına yakalanıyor.
And some are caught in nets, in trawls.
Yani, dipten sürtme ağ ile çekilme kaderinden kurtardık.
That is, we're able to save it from a fate of deep-sea bottom trawling.
Endüstriyel troller ve çekiciler deniz tabanını süpürüyor.
Industrial trawlers and draggers are scraping the sea floor
1941'de trol gemileri, şifre teçhizatı ve kodları ele geçirildi.
In 1941, trawlers were captured as well as their cipher equipment and codes.
1970'lerde Pāvilosta limanında yaklaşık 20 balıkçı teknesi vardı.
In the 1970s there were around 20 fishing trawlers in Pāvilosta port.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.
Here's what our trawl samples from the plastic soup our ocean has become look like.
Bu hayvanları su yüzeyine canlı olarak çıkarabilmek için özel bir trol ağı kullanıyorduk.
And we were using a special trawling net that we were able to bring these animals up alive.
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.
My third little story is that I was an accomplice in the introduction of trawling in Southeast Asia.
Bir zooplankton ağını bir millik bir alanda taramak aşağıdaki örnekleri ortaya çıkartıyor.
Trawling a zooplankton net on the surface for a mile produces samples like this.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod