solemnity

/səˈlɛmnɪti/4 hece
EN → TR
"solemnity" kelimesinin Türkçesi: heybet, vakar, ciddiyet, heybet verici şey, ağır başlılık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelheybet
Genelvakar
Genelciddiyet
Genelheybet verici şey
Genelağır başlılık
Genel(huk.) resmiyet.
Genelkutlama töreni
Geneldini tören

Görsel

Gün Doğumunda Sisli ve Heybetli Dağ Zirveleri Altın Işık BanyosundaGece Vakti Şimşeklerle Aydınlanan Heybetli Volkan Patlaması Manzarası

Tanım

•a solemn and dignified feeling

Diğer Dillerde

AlmancaHochfest
Fransızcasolennité
İspanyolcasolemnidad
İtalyancasolennità
Rusçaзна́чимость, серьёзность, торже́ственность
Portekizcesolenidade
İsveççehögtidlighet
Ukraynacaторжество́
Rumencesolemnitate
Latincesollemnitās
Bulgarcaсериозност, тържественост
Katalancasolemnitat
Esperantoseleno

Etimoloji

From solemn + -ity, from Middle English solemnity (“observance of formality and ceremony”), frequently in the phrases in solemnity, with solemnity, which from Old French solemnite, from Latin sollemnitās, from sollemnis. (Compare solemn.)

Kelime Ailesi

oversolemnity
supersolemnity

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
gravity
sedateness

Örnek Cümleler

Biz sana ağır bir söz bırakacağız.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Biz sana pek ağır bir söz vahyedeceğiz.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Gerçekten de sana ağır bir şey vahyedeceğiz.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Yeniden açılış büyük bir ciddiyet ve görkemle kutlandı.
The reopening was celebrated with great solemnity and splendour.
Bir kötü, buraya rağmen, bu gece bizim ciddiyetle küçümseyen için, gelir.
A villain, that is hither come in spite, To scorn at our solemnity this night.
Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Rahatsız zaman, neden, cinayet için şimdi Sen cam'st bizim ciddiyetle cinayet mi?
Uncomfortable time, why cam'st thou now To murder, murder our solemnity?--