Tanım
•showing scarcely suppressed anger
Örnek Cümleler
Yanan bir kömür yığını geride kaldı.
A smoldering pile of coal was left behind.
Geride yanan bir kömür yığını kaldı.
A smoldering pile of coal was left behind.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınır
And in the smoldering interior, there are giants
Fadıl ve Leyla, ilişkilerinde yanan ateşi söndürmek istiyorlardı.
Fadil and Layla wanted to extinguish the smoldering fire in their relationship.
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.
The average bourgeois man has no overwhelming, smoldering desires.