silverware

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"silverware" kelimesinin Türkçesi: gümüş eşya, gümüş sofra takımı, kaşık ve çatal takımı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgümüş eşya
Genelgümüş sofra takımı
Genelkaşık ve çatal takımı.

Tanım

•tableware made of silver or silver plate or pewter or stainless steel

Diğer Dillerde

Fransızcaargenterie, couverts
İspanyolcacubiertos, servicio
İtalyancaargenteria
Rusçaприбо́ры, столо́вые прибо́ры
Felemenkçebestek, tafelzilver
Portekizcetalher
Yunancaαργυρά σκεύη, ασημικά
Japonca銀器
Korece은제품
Lehçesztućce, wyroby srebrne
Ukraynacaкухо́нне прила́ддя, срі́бні ви́роби, столо́ві прибо́ри
Finceaterimet, hopeaesine, hopeaesineet, hopeatyö
Çekçepříbor
Macarcaevőeszközök
Dancasølvtøj
Norveççesølvtøy
Slovakçapríbor
Arnavutçaargjendurina

Etimoloji

Etymology tree substratebor.? Proto-Germanic *silubrą Proto-West Germanic *silubr Old English seolfor Middle English silver English silver Proto-Germanic *warō Proto-West Germanic *waru Old English waru Middle English ware English -ware English silverware From silver + -ware.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
cutlery
flatware
silvercraft

Örnek Cümleler

Yemeğim için gümüş çatal alabilir miyim?
Can I have silverware for my meal?
Sadece çatal bıçak seti ve çin porseleni
It's just silverware and a china set.
Bu gümüş set nesiller boyu benim ailemde.
This silverware set has been in my family for generations.
"Hilbert'in yokluğu Beşiktaş'ı çok yaralamış".
"Herbert survives despite lack of silverware".
Temiz gümüş sofra takımımız yok gibi görünüyordu.
It looks like we have no clean silverware.
Aynı zamanda özellikle gümüş için alışveriş yapılır.
It is also noted especially for its silverware.
Yemeğim için gümüş çatal bıçak takımı alabilir miyim?
Can I have silverware for my meal?
Erişim tarihi: 21 Temmuz 2011. ^ "museum - silverware".
Retrieved July 21, 2011. "museum - silverware".
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.
If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
El arabasının etrafında gümüş eşyalar ve metal bir kumbara vardı.
Piled around the cart were silverware and a metal cash box.