seclude

/səˈklud/2 hece
EN → TR
"seclude" kelimesinin Türkçesi: ayırmak., bir yere kapatıp dışarı salıvermemek, tecrit etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelayırmak.
Genelbir yere kapatıp dışarı salıvermemek
Geneltecrit etmek

Tanım

•keep away from others

Diğer Dillerde

İspanyolcasecludir, secluir
Katalancarecloure

Etimoloji

From Latin secludo.

Kelime Ailesi

secluded
secludedly

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Quiet... secluded...
Quiet... secluded...
Tom tenha bir yolda yürüdü.
Tom walked down a secluded path.
Daniel ıssız bir adaya gitti.
Daniel went to a secluded island.
Tom münzevi bir hayat sürüyor.
Tom lives a secluded life.
Sami çok kuytu bir yere gömüldü.
Sami was buried in a very secluded place.
Tom çok ıssız bir yerde yaşıyor.
Tom lives in a very secluded place.
Sami çok tenha bir yere gömülüydü.
Sami was buried in a very secluded place.
Sami çok tenha bir yere gömülmüştü.
Sami was buried in a very secluded place.
Sami, Leyla'yı tenha bir bölgede bıraktı.
Sami dropped Layla off in a secluded area.
Sami, Leyla'yı tenha bir mezarlığa çağırdı.
Sami called Layla to a secluded cemetery.
Onlar günü orada geçirdikleri tenha bir plaj buldu.
They found a secluded beach where they spent the day.
Tom bana tenha bir sahilde yaşamak istediğini söyledi.
Tom told me he wanted to live on a secluded beach.