saturate
/ˈsætʃəˌɹeɪt/3 hece
EN → TR
"saturate" kelimesinin Türkçesi: emdirmek, doyurmak, (kim.) herhangi bir cisme başka bir cismi katarak fazlasını alamayacak derecede doldurmak, işba etmek. saturant emici veya massedici şey, (fiz.) doyuran. saturated doymuş. satura'tion doyma.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelemdirmek
Geneldoyurmak
Genel(kim.) herhangi bir cisme başka bir cismi katarak fazlasını alamayacak derecede doldurmak
Genelişba etmek. saturant emici veya massedici şey
Genel(fiz.) doyuran. saturated doymuş. satura'tion doyma.
Tanım
•infuse or fill completely
Diğer Dillerde
Almancasättigen
Fransızcasaturer
Rusçaнасы́тить, насы́титься, насыща́ть, насыща́ться, пропита́ть, пропита́ться
Farsçaسیرشدن
Yunancaκορεννύω
Ukraynacaнасити́ти, наси́чувати, просочи́ти, просо́чувати
Fincekastella läpimäräksi, kyllästää
Rumencesatura
Macarcatelít
Norveççegjennomvæte, mette
Bulgarcaнасищам, пропивам се, просмуквам се
Esperantosaturi
Etimoloji
The adjective is first attested in the second part of the 15ᵗʰ century, in Middle English, the verb in 1538, the noun in 1921; inherited from Middle English saturat(e) (“satiated, satisfied”), borrowed from Latin saturātus, perfect passive participle of saturō (“to fill, satisfy, quench”) (see -ate (etymology 1, 2 and 3)), from satur (“full”) + -ō (verb-forming suffix).
Kelime Ailesi
desaturate
nonsaturating
oversaturate
presaturate
resaturate
saturatable
saturative
saturator
subsaturating
supersaturate
undersaturate
unsaturate
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Pazar aşırı doymuş.
The market is over-saturated.
Pazar tamamen doymuş.
The market is completely saturated.
İş piyasası doymuş değil.
The job market is not saturated.
Çoğu hayvansal yağ doymuş.
Most animal fats are saturated.
Bu fotoğraftaki gökyüzü çok canlı.
The sky in this photo is very saturated.
Doymuş yağlar iltihapa neden olur.
Saturated fats cause inflammation.
Doymuş yağlar inflamasyona neden olur.
Saturated fats cause inflammation.
Oyuncakların doygun renklerini arıyor.
It looks for highly saturated colors, from toys.
Oluşum: hava nasıl doymuş duruma geçer
Formation: how the air becomes saturated
Tom doymuş yağları kesmeye karar verdi.
Tom decided to cut back on saturated fats.
Tom doymuş yağları kısmaya karar verdi.
Tom decided to cut back on saturated fats.
Parktaki ormanlar renklerle doygunlaşır.
The forests in the park are saturated with colors.