reflective

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"reflective" kelimesinin Türkçesi: aksettiren, aksedici, aksettirilmiş, düşünceli, mütefekkir. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelaksettiren
Genelaksedici
Genelaksettirilmiş
Geneldüşünceli
Genelmütefekkir
Geneldüşünce mahsulü. reflectively aksederek
Genelderin düşünerek. reflectiveness derin düşünme
Genelaksetme niteliği.

Tanım

•devoted to matters of the mind

Diğer Dillerde

Fransızcaréflectif
İspanyolcareflectante, reflexivo
İtalyancariflessivo
Rusçaотража́тельный
İsveççespeglande
Ukraynacaвідбивни́й
Rumencereflectiv
Endonezcereflektif
Bulgarcaзамислен, отразяващ
Galceadlewyrchol
İrlandacacuimhneach, frithchaiteach
Esperantopripensa, pripensema
Belarusçaадбіва́льны

Etimoloji

Etymology tree English reflect Proto-Indo-European *-wós Proto-Indo-European *-iHwósder. Latin -īvus Old French -ifbor. Middle English -yf English -ive English reflective From reflect + -ive.

Kelime Ailesi

antireflective
coreflective
echoreflective
hyperreflective
hyporeflective
irreflective
metareflective
nonreflective
overreflective
prereflective
reflective programming
reflectively
reflectiveness
reflectivism
reflectivist
reflectivity
retroreflective
self-reflective

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
meditative

Örnek Cümleler

Bir ayna simetrisi yok.
It's got no reflective symmetry.
Refleksleri mükemmeldir.
Reflective Optics.
Eserleri dönemin aynasıdır.
His artwork is reflective of the time period.
Kusursuz, yansıtıcı yüzeyler.
Seamless, reflective surfaces.
Martha tekrar yansıtıcı baktı.
Martha looked reflective again.
Bu da yansitici tarzda bir tasarim.
But that's reflective design as well.
Iste burda harika bir yansitici urun.
Here's a great reflective product.
Bu olay halkımızı yansıtmıyor." dedi.
This is not reflective of our people," said the group's leader, Ferdi Kadriu.
Yansıma önleyici Kaplamalar ve dokular
Anti-reflective coatings and textures
Diyagonal (yansıtıcı) Ayna (Yansıtıcı çapraz ayna)
Mirror (reflective) diagonals
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.
like the reflective tape that you have on your running shoes.
Yemek genellikle havayolu şirketinin kültürünü yansıtır.
Often the food is reflective of the culture of the country the airline is based in.