pickup truck

EN → TR

Tanım

•a light truck with an open body and low sides and a tailboard

Diğer Dillerde

Rusçaпика́п
Arapçaسَيَّارَةُ النِّصْفِ نَقْلٍ, سَيَّارَةُ بِيكْ أَبْ, سَيَّارَةُ نَقْلٍ, شَاحِنَةُ نَقْلٍ صَغِيرَة, نِصْف نَقْل
Azericepikap
Kazakçaпикап
Felemenkçepick-uptruck
Japoncaピックアップ, ピックアップトラック
Korece픽업, 픽업 트럭
Ukraynacaпіка́п
Çekçepick-up
Rumencecamionetă
İbraniceטֶנְדֶּר
Dancapickup
Vietnamcaxe bán tải
Slovencepoltovornjak
Litvancapikapas
Letoncapikaps
Taycaปิคอัพ, รถกระบะ
İzlandacapallbíll
Arnavutçakamionçinë
Ermeniceփիքափ
Gürcüceპიკაპი

Etimoloji

Uncertain, but likely related to its intended use to pick up various supplies.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Bir kamyonetim var.
I have a pickup truck.
O bir pikap kullanıyor.
He drives a pickup truck.
Tom'un bir kamyoneti var.
Tom has a pickup truck.
Tom bir kamyonet sürüyor.
Tom drives a pickup truck.
O bir kamyonet kullanıyor.
He drives a pickup truck.
O bir pikap kamyon kullanıyor.
He drives a pickup truck.
Tom'la kamyonetin arkasına atladım.
I jumped into the back of the pickup truck with Tom.
Ne Tom ne de Mary'nin bir kamyoneti yok.
Neither Tom nor Mary has a pickup truck.
Tom merdivenini kamyonunun arkasına koydu.
Tom put his stepladder in the back of his pickup truck.
Evinin önüne park etmiş kırmızı bir kamyonet var.
There's a red pickup truck parked in front of your house.
Tom'u pikap kamyonumun arkasında hastaneye götürdüm.
I took Tom to the hospital in the back of my pickup truck.
Geçen pazar bir kamyonette eve gittiğimi hatırlıyorum.
I remember riding home on a pickup truck last Sunday.