patronizing
4 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•(used of behavior or attitude) characteristic of those who treat others with condescension
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom kendini beğenmiş.
Tom is patronizing.
Sen kendini beğenmişsin.
You're patronizing.
Bana patronluk taslamayı kes.
Stop patronizing me.
Patronluk taslayan tonunu sevmiyorum.
I don't like your patronizing tone.
Bu başka birinin işinde patronluk taslamak ya da karışma mıdır?
Is this patronizing or meddling in someone else's business?
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.
Patronizing, I treat everybody from another culture as if they were my servants.
Bir Afrikalı olduğumdan, bana karşı ilk tutumu hor görme ve küçümsemeydi.
Her default position toward me, as an African, was a kind of patronizing, well-meaning pity.
Sonunda Maud, patronluk taslayan ve ırkçı bir mağaza memuruna sırtını çevirerek ayağa kalkar.
Eventually, Maud stands up for herself by turning her back on a patronizing and racist store clerk.