of age
EN → TR
Tanım
•having attained a specific age; (‘aged’ is pronounced as one syllable)
Diğer Dillerde
Almancamündig, volljährig
Fransızcamajeur
İspanyolcamayor de edad
İtalyancamaggiorenne
Rusçaсовершенноле́тний
Arapçaراشِد
Felemenkçemeerderjarig, volwassen
Portekizcemaior
Japonca成年者
Lehçepełnoletni
Ukraynacaповнолі́тній
Fincetäysi-ikäinen
Çekçeplnoletý
Macarcanagykorú
Dancamyndig
Katalancamajor d'edat
Gürcüceზრდასრული, მოწიფული, სრულწლოვანი
Belarusçaпаўнале́тні
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
under age
Örnek Cümleler
9 yaşında,
So at nine years of age,
Oğlun reşit oldu.
Your son has come of age.
Gülümseme genelde
And a smile usually occurs at two months of age.
Ben reşit değilim.
I am not of age.
Sonunda reşit oldum.
I've finally come of age.
Dick on yaşında öldü.
Dick died at ten years of age.
Öldüğünde yaşı 78 idi.
The deceased was 78 years of age.
30 yaşından büyük olmalı
C1 be more than 30 years of age
O 60 yaşında emekli oldu.
He retired at 60 years of age.
Yaşlılıktan ölmeyeceksin.
You won't die of age.
O reşit olmadan önce öldü.
She died before coming of age.
O gelecek yıl reşit olacak.
He will come of age next year.