İmmobilizer ışığı yanıyor.
The immobiliser light is on.
Arnavutlukta gerekli kuvvetler toplandı.
Armed Forces in Hong Kong mobilised.
Devlet, baskın etnik ulusu harekete geçirir.
The state mobilises the core ethnic nation.
Bütün Karadağ'ın zihnini Avrupa yoluna seferber etmeliyiz."
We need to mobilise in the European front all of Montenegro's mind."
Maurois terhis edildi, görevinden alındı ve Kanada'ya gitti.
Maurois was demobilised and travelled from England to Canada.
Polis ve jandarma derhal seferber edilerek düzen yeniden sağlandı.
Police and gendarmes were quickly mobilised to maintain peace.
2) faj kitaplığı, hareketsizleştirilmiş bir hedef üzerinde yıkanır.
2) the library of phage are washed over an immobilised target.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.
Several legions, particularly those with members of doubtful loyalties, were simply demobilised.
Etkinlik, Kruşevo halkını seferber ederek turizmi canlandırmayı amaçlıyor.
The event aims to mobilise the population of Krushevo and revive tourism.
Saat 10:25'te YPA bütün ulusal arama kurtarma ekiplerini harekete geçirdi.
At 10:25, the YPA mobilised all its national search and rescue services.
Grup, başbakanın kemer sıkma söylemini alaya alarak seferberlik kararı aldı.
They mocked the prime minister's belt-tightening rhetoric and decided to mobilise.
XF'ye standart olarak Deadlock kilitler, alarm ve motor immobilizer takılmıştır.
Deadlocks, an alarm and an engine immobiliser are fitted as standard to the XF.