Tuvalet kokuyor.
The latrine stinks.
Bu tuvalet kokuyor.
This latrine stinks.
20:19 Kamp dışında tuvalet hazırla Deut.
20:19 Prepare latrines outside the camps — Deut.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.
She'd grown up with a latrine.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.
It was no big deal, but it was a latrine.
Çavuş biraz idealist biri, anlayın artık şunu.
Roger that, sir. If you ever undermine me again, you'll clean latrines with your tongue...
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.
So this woman, this boy's mother installed this latrine in a few hours.
2013 yılı itibarıyla köy tuvaletleri tahminen 1,77 milyar insan tarafından kullanılmaktadır.
As of 2013 pit latrines are used by an estimated 1.77 billion people.
Bunun yerine insanlar, akan suyu, elektriği veya tuvaleti olmayan kaba kışlalara yerleştirildi.
The people were instead placed in crude barracks without running water, electricity or latrines.