jeweller
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•someone in the business of selling jewelry
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
jeweler
jewelry maker
Örnek Cümleler
Tom bir kuyumcudur.
Tom is a jeweller.
Tom kuyumcuyu öldürdü.
Tom murdered the jeweller.
Şu anda platin takı moda.
At the moment, platinum jewellery is in fashion
Fadıl mücevheri rehin verdi.
Fadil pawned the jewellery.
Sami mücevherleri rehin verdi.
Sami pawned the jewellery.
Mary bir mücevher yapımcısıdır.
Mary is a jewellery maker.
Kendini Zarif Takılarda Gösteriyo�
Captured in Fine Jewellery
O, o takıyı herkesin önünde takmaz.
She doesn't wear that jewellery in public.
Linda'nın üzerinde birkaç mücevher vardı.
Linda had some jewellery on her.
Bir kuyumcuyu soymuştum Onlarda peşime takıldı
I robbed that jewellery shop. They chased after me.
Karımın bileziklerini ve alyanslarımızı sattık.
They snatched the couple's purses, jewellery and cellphones.
Fadıl, Leyla'ya para, araba ve mücevherat sözü verdi.
Fadil promised Layla money, cars, and jewellery.