O bağımsız olarak zengin.
He's independently wealthy.
Tom bağımsız olarak zengin.
Tom is independently wealthy.
Ayrıca bağımsız olarak satılır.
They are also sold independently.
Şimdi bunları ayrı ayrı çözelim.
All right, now let's solve each of these independently.
Biz bağımsız bir organizasyonuz.
We work independently.
Bunları ayrı ayrı çözelim öyleyse.
So let's solve each of these independently.
Tendai çok bağımsız olarak çalışıyor.
Tendai is working very independently.
Menü şeffaflığını bağımsız olarak ayarla
Set menu translucency independently
Her ikisi bağımsız olarak geliştirilebilir.
They are free to develop independently.
Tüm arabaların üstleri kendiliğinden açılır.
The doors of each car could be opened independently.
Belki bu güçlere sahip olanlar çok zenginler,
Maybe these people are just independently wealthy.
Albüm, bağımsız olarak üretilip dağıtılmıştır.
The album was self-financed and produced independently.