in line

EN → TR

Tanım

•awaiting something; especially something due
•one behind another in a line or queue

Diğer Dillerde

Fransızcaen règle
Fincelinjassa
Macarcaösszhangban

Örnek Cümleler

Sırada dur.
Stand in line.
Sırada kal.
Stay in line.
Sıraya gir.
Come in line.
Sıraya girin.
Get in line.
İlk sıradayım.
I'm first in line.
% 1 satırında:
in line %1:
Satırlarda hata
Errors in lines
Sıraya girdiler.
They got in line.
Hey, sıraya gir.
Hey, get in line.
O sırada birinci.
She is first in line.
Tom sıraya girdi.
Tom got in line.
Sırada duruyordu.
He was standing in line.