in know
EN → TR
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Hey, bunu bilince ne olacak?
Hey, what's the use in knowing that?
Şöyle de:"Rabbim, ilmimi artır!"
Increase me in knowledge."
Bilmek ilgini çekebilir diye düşündüm.
I thought you might be interested in knowing.
Tom ne olacağını bilmekle ilgileniyor..
Tom is interested in knowing what's going to happen.
Onun her bulduğunu tamamıyla biliyorduk.
And surely We have encompassed all that was with him, in knowledge
Fakat ilimde sabit olanlar, "Ona inandık.
But those firm in knowledge say, "We believe in it.
Benim o görmüş olduğum ahvâl ne hikmettir?
Where is the wisdom we have lost in knowledge?
Bilgiye yatırım her zaman en iyi faizi öder.
An investment in knowledge always pays the best interest.
Bilginin inşasında tartışma ortamı önemlidir.
This notion is fundamental in Knowledge building theory.
İlimde ileri gidenler: “Biz ona olduğu gibi inandık.
But those firm in knowledge say, "We believe in it.
Biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.
And surely We have encompassed all that was with him, in knowledge
Bilgelik, yalnızca gerçekleri bilmekten ibaret değildir.
Wisdom does not consist only in knowing facts.