in dark
EN → TR
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Karanlıkta tek başına yaşadı.
He existed alone in darkness, the world consisting only of water.
Bir kez daha yol karanlığa gömüldü.
Once again the road was plunged in darkness.
Yol bir kez daha yol karanlığa daldı.
Once again the road was plunged in darkness.
Sana burada karanlıkta onun paramour?
Thee here in dark to be his paramour?
Yalnızca "Dark Passage" bölümünde görüldü.
She is captured in "Dark Passage".
Işıktan kaçarak karanlık yerlerde yaşarlar.
Will they run to hide in dark corners?
Beni güttü, Işıkta değil karanlıkta yürüttü.
He has led me and caused me to walk in darkness, and not in light.
Kediler, karanlık yerlerde bile görebilirler.
Cats can see even in dark places.
Çoktan ölmüş ölüler gibi Beni karanlıkta yaşattı.
He has made me to dwell in dark places, as those that have been long dead.
Normal P dalgası, daha koyu kırmızıyla gösterilen
Normal P wave, shown in darker red
Prosoma parlak zemin üzeri koyu kahverengi desenlidir.
Ventral surface is strongly mottled in dark brown.
Ahşap kirişler, çoğunlukla koyu kırmızı renkte boyandı.
The wooden beams were painted over, mostly in dark red.