Ana içeriğe geç
Sözlük
/
in focus

in focus

Diğer Dillerde

İspanyolcaenfocada, enfocado
Felemenkçescherp, scherpgesteld
Lehçeostry
İrlandacai bhfócas

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

O benim ana odak noktam oldu.
That's been my main focus.
Bizim odakları korumamız gerekiyor.
We need to maintain focus.
Alain bütün dikkatini kedisine odakladı.
Alain focused all his attention on his cat.
Zaman geçtikçe, CBL ana odakları olmuştur.
As time went by, CBL became their main focus.
İlk etkin program odak pencerede emin lazım
First I've got to make sure that the active program is the window in focus
Ziyarette yatırım ve ekonomik ilişkiler ele alındı.
Investment and economic ties are the main focus of his trip.
Konferansın başlıca konusu Sanader'in liderliğiydi.
Sanader's leadership was the main focus of the conference.
1999 yılında Focus Rotterdam'ın Sinemacılar biriydi.
He was one of Rotterdam's Film Makers in Focus in 1999.
Dergi, ana odağına rağmen, siyasi içerik de içeriyordu.
Despite of the main focus, the magazine contained political content as well.
İşbirliğinin başlıca odak noktası tarım sektörü olacak.
The main focus of the co-operation will be the agricultural sector.
Dan'in eleştirileri bazen düşünceme odaklanmakda yararlıdır.
Dan's criticisms are sometimes useful in focusing my thinking.
Manzara biçimi (arkaplanı odaklanmış manzara fotoğraflar için)
Landscape mode (for landscape photos with the background in focus)
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod