Hatalı park etmişsiniz.
You're parked illegally.
Araba yasa dışı park edilmez.
The car is not illegally parked.
Sami yasadışı para kazanıyordu.
Sami was making money illegally.
Tom sınırı yasa dışı yollardan geçti.
Tom crossed the border illegally.
Tom yasadışı olarak Avustralya'daydı.
Tom was in Australia illegally.
Tom, ABD'de yasadışı olarak çalışıyor.
Tom works illegally in the U.S.
Gergedanlar yasadışı olarak öldürülüyor.
Rhinos are being illegally killed.
Birçok insan, ülkede yasadışı olarak yaşıyor.
Many people are living illegally in the country.
"Yasadışı Olarak Yerleştirilen Yapı" Monolit'".
"Illegally Installed Structure aka the 'monolith'".
Üreme ayrı eşeyli ve eşeysiz olarak gerçekleşir.
Deforestation occurs both legally and illegally.
Ayrıca nüfusun %16'sı yasadışı silah bulunduruyor.
In addition, 16 % possess the weapons illegally.
UNMIK: Sırp polisinin Kosova'daki varlığı yasadışı
UNMIK says Serbian police in Kosovo illegally