Bu dernek, Demelza House Children's Hospice'tir. 🔊
Away from the main road is Demelza Hospice for Children. 🔊
Ağır hastalara evde bakım hareketini başlatan kişidir. 🔊
She founded the hospice movement. 🔊
Hans Eysenck 1997'de Londra'da beyin tümörü nedeniyle ölmüştür. 🔊
Hans Eysenck died of a brain tumour in a London hospice in 1997. 🔊
Bu medreseler öğrenci yurdu olarak hizmet veriyor olmalıdır.[1] 🔊
These madrasahs were employed as student hospices.[1] 🔊
O düşkünler evinde, ölmek üzere olan 31 kadın ve erkek kalıyordu. 🔊
In that hospice, there were 31 men and women who were actively dying. 🔊
PTT şubesi ve PTT acentesi vardır Sağlık ocağı ve sağlık evi hastane vardır. 🔊
Tabby's Place acts as an adoption center, and hospital and hospice for cats. 🔊
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım. 🔊
And it's true, I've never worked in a hospice, I've never been on my deathbed. 🔊
Death 2003 yılında, Duchess of Kent Düşkünlerevi'nde 54 yaşında kanserden vefat etti. 🔊
Death died of cancer in 2003, aged 54 in the Duchess of Kent Hospice, Reading. 🔊
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu. 🔊
Hospice was scarce, and Cyndie was spending 24 hours a day trying to care for her son. 🔊
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum. 🔊
I was so privileged to be able to teach in a hospice on the outskirts of Bangalore. 🔊
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük. 🔊
We took a look at her, we laughed, we cried, and we knew that she needed to be in a hospice. 🔊