"Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme.
Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme.
Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
"Büyüklük taslayarak halkı küçümseme, yeryüzünde de böbürlenerek dolaşma.
Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil.
"Lord Pershore gone to bed, Jeeves?" I asked, with reserved hauteur and what- not.
"Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme.
Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
"İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme.
Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.