Hepsi de el yazmasıydılar.
Every one of them handwritten.
El yazısı metin okunamıyor.
The handwritten text is illegible.
Kapıda el yazısı bir not vardı.
There was a handwritten note on the door.
Bazı yapıtları da kitaplaştırıldı.
Some of his works were handwritten.
"Funky Stuff" adlı mixtape'in kaseti
A compact audio cassette mixtape with a handwritten label: "Funky Stuff"
Tom kapıya bir el yazısı tabela yapıştırdı.
Tom stuck a handwritten sign on the door.
El yazısı kompozisyonlar kabul edilmeyecektir.
Handwritten essays won't be accepted.
Tom bana Mary'den elle yazılmış bir not verdi.
Tom gave me a handwritten note from Mary.
Profesör'üm uzun zamandır Song Jong'un mektubunu araştırıyor.
The professor has long researched Emperor Sunjong's handwritten letter.
Ertesi sabah o, posta kutusunda elle yazılmış bir mektup buldu.
The next morning he found a handwritten letter in the letterbox.
Ek hataları genellikle sözcüklerin yanlış yazımından kaynaklanır.
These misspellings rarely happen in handwritten text.
Bu öğeler el yazısı broşürlerle düzgün bir şekilde etiketlenmişti.
These items were neatly labelled with handwritten pamphlets.