forwards
/ˈfɔːwədz/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"forwards" kelimesinin Türkçesi: ileri, ileri doğru, doğru. backwards and forwards ileri geri. bring forward göz önüne koymak, dikkati çekmek, nakliyekun yapmak. put forward ileri sürmek. put ones best foot forward en iyi şekilde etkilemeye çalışmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelileri
Genelileri doğru
Geneldoğru. backwards and forwards ileri geri. bring forward göz önüne koymak
Geneldikkati çekmek
Genelnakliyekun yapmak. put forward ileri sürmek. put ones best foot forward en iyi şekilde etkilemeye çalışmak.
Görsel




Tanım
•in a forward direction
Etimoloji
Etymology tree English forward English -s English forwards From forward + -s (adverbial suffix).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
İleri! Durmadan, korkmadan!
Forwards! Without stopping without fearing!
İlerdeki çalma listelerini atla
Skip forwards in playlist
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.
The poi are swung in a forwards direction in phase with each other (same time).
O kadar mütevazı ki, düz bile yürüyemiyor.
He's so humble he can't even walk forwards.
Aynı zamanda, kılıcı en güçlü buz zanpakutousudur.
They also generally are the most defensively oriented forwards on the ice.
Buradan çene ileri veya geri hareket ettirilebilir.
From here, the mandible can be moved either forwards or backwards.
İki boyutta, iki yönde de geri ve ileri gidilebilir.
Two dimensions You can go backwards or forwards in two directions
YönlendirmelerThe gradient will repeat alternatingly
Forwards
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.
Rammed it forwards. Bounced down the runway. Just took off.
Gözleri ileriye dönük, ona stereoskopik görüş sağlıyor.
Its eyes faced forwards, giving it stereoscopical vision.
Hizmet daha sonra servise kayıtlı bir işi yazıcıya iletir.
The service forwards the job to a printer registered to the service.
Shakespeare'den öyle çok alıntı yapıldı ki ters yüz edildi.
Shakespeare's been quoted backwards, forwards, inside out.