flattering

/ˈflætəɹɪŋ/3 hece
C1 seviye
EN → TR

Tanım

•obsequiously complimentary

Diğer Dillerde

Almancaschmeichelhaft
İspanyolcalisonjeador, lisonjero
İsveççesmickrande
Macarcaelismerő, előnyös, hízelgő, jóleső, kedvező, megtisztelő
Dancaflatterende
Bulgarcaласкателен, обаятелен, похвален, привлекателен
Katalancaafalagador
Esperantoflata

Etimoloji

From Middle English flatering, flatrung (gerund), equivalent to flatter + -ing.

Kelime Ailesi

flatteringness

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
becoming
complimentary
flattery
soft sawder
adulatory
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Yine yaðcýlýk.
Flattering again.
O çok pohpohlayıcı.
That's very flattering.
Bana yağ çekiyorsun.
You're flattering me.
Mary beni pohpohluyorsun.
Mary, you're flattering me.
Çok iltifat tatlı önemli.
Too flattering-sweet to be substantial.
Örneğin, karalamanın olumlu hiçbir tanımı yok.
For example, there's no such thing as a flattering definition of a doodle.
Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.
A flattering friend is your worst enemy.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.
May Yahweh cut off all flattering lips, and the tongue that boasts,
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.
Please don't let me respect any man's person, neither will I give flattering titles to any man.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.
For I don't know how to give flattering titles; or else my Maker would soon take me away.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.
Everyone lies to his neighbor. They speak with flattering lips, and with a double heart.
Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.
For there shall be no more any false vision nor flattering divination within the house of Israel.