Gözlüğümü arıyorum.
I'm looking for my eyeglasses.
Ona gözlük camı diyorlardı.
They called it the Eyeglass.
O okumak için gözlük takar.
He wears eyeglasses to read.
O, gözlük olmadan araba kullanamaz.
He cannot drive without eyeglasses.
Yani teleskoba hoş bir gözlük takmak gibi.
So, it's kind of like very fancy eyeglasses for your telescope.
Günümüzde sevginin gözlükleriyle görüyorum.
I see through the eyeglasses of love nowadays.
Şarkı listesi 7 başlığı "Eyeglasses" anlamında.
The title of track 7 literally means "Eyeglasses".
Bu gelecek senenin Yves Klein'ı, gözlükcamı şekli.
That's next year's Yves Klein, you know, eyeglasses shape.
Siyah gözlükler kör meslektaşımın gözlerini örter.
Black eyeglasses cover the eyes of my blind colleague.
Tom gözlüklerini düşürdüğünde gözlük çerçevelerini kırdı.
Tom broke his eyeglass frames when he dropped his glasses.
İlk takılabilir gözlük 1286 yılı civarında İtalya'da icat edildi.
The first wearable eyeglasses were invented in Italy around 1286.
Astigmatizma gözlük, kontakt lens ya da refraktif cerrahi ile tedavi edilebilir.
Astigmatism may be corrected with eyeglasses, contact lenses, or refractive surgery.